ABD ile İran arasında tırmanan gerilim üçüncü haftasına girerken, Washington güçleri İran’ın Basra Körfezi’ndeki stratejik Hark Adası’na yönelik hava saldırısı düzenledi. ABD Başkanı Donald Trump, saldırıların adadaki askeri tesisleri hedef aldığını ve İran’ın petrol ihracatının ana merkezine yönelik olmadığını açıkladı.
Füze ve Deniz Mayınları Hedefte
ABD’li yetkililer, operasyonun füze ve deniz mayını depolarını hedef aldığını belirtti. Bu sistemlerin, Hürmüz Boğazı’nda uluslararası deniz taşımacılığını engellemek için kullanılabileceği öne sürüldü. Trump ise Hark Adası’nı İran’ın “taç mücevheri” olarak nitelendirerek, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nda gemi geçişlerini engellemesi durumunda petrol tesislerinin de hedef alınabileceği uyarısında bulundu.
İran Ekonomisinin Kilit Noktası
Basra Körfezi’nin kuzeyinde yer alan Hark Adası, İran ekonomisi için hayati öneme sahip. Manhattan’ın yaklaşık üçte biri büyüklüğündeki ada, ülkenin ham petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90’ının gerçekleştiği ana terminale ev sahipliği yapıyor. Derin suları sayesinde dev petrol tankerleri adaya yanaşabiliyor ve İran’ın petrolünü küresel pazarlara ulaştırmasında kritik rol oynuyor.
Süpertanker Kapasiteli Enerji Merkezi
1960’lı yıllardan bu yana petrol ihracatında kilit rol oynayan adada geniş depolama tankları, boru hatları ve ülkenin en büyük enerji tesislerinden bazıları bulunuyor. Terminal, aynı anda yaklaşık 10 süpertankere yükleme yapabilecek kapasiteye sahip.
Tarih Tekrar Ediyor
Hark Adası, son olarak 1980’lerdeki İran-Irak Savaşı sırasında ağır saldırılara maruz kalmıştı. Saddam Hüseyin yönetimindeki Irak ordusu, adadaki petrol altyapısını yoğun şekilde bombalamıştı. İran, savaşın ardından altyapıyı yeniden inşa ederek petrol ihracatını sürdürmeyi başarmıştı.Son ABD saldırısının ardından İran Petrol Bakanlığı’ndan üst düzey bir yetkili, adada yaklaşık iki saat boyunca aralıksız patlamalar yaşandığını ve sarsıntının “deprem gibi hissedildiğini” söyledi. Yetkili, petrol ve gaz altyapısına doğrudan saldırı olursa ihracatın büyük ölçüde durabileceğini ifade etti.
Bölgesel Çatışmalar Genişliyor
Bölgede çatışmalar yalnızca ABD ve İran arasında sınırlı kalmıyor. İran Devrim Muhafızları, İsrail’e yönelik füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenlediğini ve operasyonun Hizbullah ile koordineli yürütüldüğünü açıkladı. İsrail ordusu ise 28 Şubat’tan bu yana İran’da yaklaşık 7 bin 600 hedefi vurduğunu duyurdu.
Körfez Ülkeleri de Etkilendi
Suudi Arabistan, hava savunma sistemlerinin altı insansız hava aracını düşürdüğünü açıkladı. Katar’da bir füze önlenirken, Bahreyn’de sirenler çaldı ve halktan sığınaklara gitmeleri istendi. Irak’ın başkenti Bağdat’ta ABD Büyükelçiliği de füze saldırısının hedefi oldu; elçilik kompleksindeki hava savunma sistemi zarar gördü.
Küresel Enerji Piyasasında Endişe
Hark Adası’na yönelik saldırılar, enerji piyasalarında ciddi endişe yarattı. Analistler, petrol altyapısının hedef alınması durumunda İran’ın ihracatının durabileceğini ve bunun küresel petrol fiyatlarında sert artışa yol açacağını belirtiyor. Uluslararası Enerji Ajansı koordinasyonunda Kanada, acil durum kapsamında 23,6 milyon varil petrol piyasaya sürme kararı aldı.Artan jeopolitik gerilim havacılık sektörünü de etkiledi; yükselen yakıt maliyetleri nedeniyle bazı uluslararası uçuşlarda bilet fiyatları hızla arttı. 
