
İran Uzmanlar Meclisi, 28 Şubat’ta düzenlenen ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybeden Ali Hamaney’in yerine oğlu Mücteba Hamaney’in ülkenin yeni dini lideri olarak seçildiğini açıkladı. Kamuoyunda nadiren görülen Mücteba Hamaney, uzun yıllardır İran’daki güç dengeleri içinde perde arkasındaki etkili isimlerden biri olarak değerlendiriliyor.
TAHRAN’DA GÖLGEDEKİ GÜÇ
Son yıllarda zaman zaman manşetlere çıksa da çoğunlukla kamuoyundan uzak bir profil çizen Mücteba Hamaney’in, Tahran’daki siyasi ve güvenlik yapılanmasında merkezi bir konumda olduğu ifade ediliyor. Onun etkisinin önemli kaynaklarından biri ise İran Devrim Muhafızları ile kurduğu yakın ilişkiler.Bazı çevreler tarafından rejimin baskı mekanizmasının mimarlarından biri olarak gösterilen Hamaney, özellikle güvenlik kurumlarıyla olan bağlantıları nedeniyle İran siyasetinde dikkatle izlenen isimlerden biri.
HAMANEY’İN İKİNCİ OĞLU
1969 yılında İran’ın dini merkezlerinden Meşhed’de doğan Mücteba Hamaney, İslam Cumhuriyeti kurulmadan yaklaşık on yıl önce dünyaya geldi. 1979’daki İran İslam Devrimi’nin ardından babası Ali Hamaney rejimde hızla yükselerek savunma bakan yardımcılığı gibi kritik görevler üstlendi.Ailenin Tahran’a taşınmasının ardından Mücteba Hamaney, rejim elitlerinin yetiştiği eğitim kurumlarından biri olan Alavi Lisesi’nde eğitim gördü. Okulun mezunları arasında eski dışişleri bakanları Ali Ekber Velayeti ve Cevad Zarif gibi isimler de bulunuyor.
SAVAŞTA KURULAN İLİŞKİLER
Liseyi tamamladıktan sonra 1987 yılında cepheye giden Mücteba Hamaney, İran-Irak Savaşı’nın son yıllarında Habib Taburu’na katıldı.Bu dönemde birlikte görev yaptığı birçok isim daha sonra İran’ın güvenlik ve istihbarat kurumlarında üst düzey görevlere yükseldi. Uzmanlara göre savaş yıllarında kurulan bu ilişkiler, Mücteba Hamaney’in İran’ın güçlü güvenlik yapılanması içinde kalıcı bağlantılar kurmasına zemin hazırladı.
HUMeynİ SONRASI YÜKSELİŞ
1989 yılında İran’ın kurucu lideri Ruhullah Humeyni’nin ölümünün ardından Ali Hamaney’in dini liderliğe seçilmesi, Mücteba Hamaney’in siyasi ve dini çevrelerdeki etkisini artırdı.1999’da ülkenin önemli dini merkezlerinden Kum’a taşınan Hamaney, burada önde gelen din adamlarından eğitim aldı ve bir süre dini seminerlerde ders verdi.
SEÇİM TARTIŞMALARININ ODAĞINDA
2005 yılında Mahmud Ahmedinejad’ın cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından reformist siyasetçiler, Mücteba Hamaney’i seçim sürecine müdahale etmekle suçladı.Reformist lider Mehdi Kerrubi, seçim sürecinde “bir üstadın oğlunun” etkili olduğunu ileri sürdü. Ali Hamaney ise bu eleştirilere yanıt verirken oğlunu savunarak, “O bir üstadın oğlu değil, kendisi bir üstattır” ifadelerini kullandı.
MUHALİFLERİN HEDEFİNDE
2009’daki tartışmalı seçimlerin ardından başlayan protestolarda da Mücteba Hamaney’in adı gündeme geldi. Gösterileri bastırmak için kullanılan paramiliter Besic güçleriyle bağlantılı olduğu iddiaları ortaya atıldı.Bu nedenle Mücteba Hamaney, İranlı muhalif grupların hedef aldığı isimlerden biri olarak görülüyor.
ABD YAPTIRIM LİSTESİNDE
ABD Hazine Bakanlığı, 2019 yılında Mücteba Hamaney’i, resmi bir görevi bulunmamasına rağmen İran yönetimini temsil ettiği gerekçesiyle yaptırım listesine ekledi.
SALDIRIDA AİLESİNİ DE KAYBETTİ
Mücteba Hamaney, ABD ve İsrail’in Tahran’a yönelik saldırılarının ilk gününde babasının yanı sıra eşi, annesi ve oğlunu da kaybetti.Uzmanlar, Hamaney’in yüksek rütbeli bir din adamı olmaması ve rejimde resmi bir görev üstlenmemiş olmasının dezavantaj olarak değerlendirildiğini belirtiyor. İran Anayasası’nın öngördüğü yürütme ve idari tecrübeye de sahip olmadığı ifade ediliyor.2024 yılında İran Uzmanlar Meclisi, dini liderlik halefiyet sürecini görüşmek üzere toplandığında Ali Hamaney’in oğlunun değerlendirme dışı bırakılması gerektiğini söylediği aktarılmıştı.Buna karşın bazı uzmanlar, Mücteba Hamaney’in güvenlik ve askeri kurumların koordinasyonu konusunda önemli bir deneyime sahip olduğuna dikkat çekiyor. Hamaney’in gelecekte bölgesel siyasette, Muhammed bin Selman benzeri güçlü bir figür olarak öne çıkabileceği de değerlendiriliyor.

