ABD ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) arasında imzalanan askeri iş birliği anlaşması, Doğu Akdeniz’de yeni bir tartışma başlattı. Anlaşma kapsamında GKRY’ye bağlı Rum Milli Muhafız Ordusu ile kapsamlı bir eğitim programı hayata geçirildi.
EĞİTİM PROGRAMI BAŞLATILDI
Sözcü Gazetesi’nden Yaşar Anter’in haberine göre ABD, Suriye sahasında PKK’nın uzantısı olarak değerlendirilen gruplara verdiği askeri eğitim desteğini sonlandırmasının ardından GKRY ile savunma alanındaki iş birliğini genişletti.Washington yönetimi, Rum askerlerine hem ada içinde hem de ABD’de kara harekâtı, özel operasyon ve teknik alanlarda eğitim ve tatbikat desteği sağlıyor. Program çerçevesinde askeri koordinasyon ve saha uygulamalarına ağırlık veriliyor.
ABD’Lİ UZMANLAR SAHADA
Anlaşma kapsamında ABD’li askeri uzmanlar, Rum askerlerine terörle mücadele, şehir içi operasyon teknikleri, özel harekât uygulamaları ve kriz yönetimi konularında eğitim veriyor. Rum askerleri ayrıca ABD’deki çeşitli askeri üslerde düzenlenen programlara katılarak operasyonel planlama ve modern harp teknikleri üzerine çalışmalar yürütüyor.Ortak tatbikatlarda savunma planlaması ve operasyonel uyum konuları ön plana çıkıyor.
SİBER SAVUNMA ALANINDA DESTEK
Eğitim programı yalnızca kara unsurlarıyla sınırlı değil. ABD, GKRY güvenlik güçlerine siber savunma, dijital tehdit analizi ve veri güvenliği alanlarında da teknik destek sağlıyor.Rum askeri personelinin gelişmiş yazılım sistemleri, dijital altyapı koruma yöntemleri ve siber güvenlik protokolleri konusunda eğitim aldığı, süreçte teknik ekipman ve bilgi paylaşımının da yer aldığı belirtiliyor.
DOĞU AKDENİZ’DE DENGELER
ABD ile GKRY arasında artan askeri yakınlaşma, Doğu Akdeniz’deki güç dengeleri açısından stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor. Bölgede son dönemde artan askeri hareketlilik ve enerji kaynakları üzerindeki rekabet, söz konusu iş birliğini daha kritik hale getiriyor.Uzmanlar, Washington yönetiminin GKRY ile geliştirdiği askeri ilişkileri bölgesel denge politikası çerçevesinde ele alırken, atılan adımın Ankara–Washington hattında yeni bir diplomatik gerilim başlığı oluşturabileceğine dikkat çekiyor.Doğu Akdeniz’de jeopolitik rekabetin yoğunlaştığı bir dönemde atılan bu adımın, bölgedeki askeri ve stratejik hesapları yeniden şekillendirebileceği ifade ediliyor. 
