Gazeteabc/ Haber: Adiviye ElbaşBursa Valiliği tarafından Valilik binası önünde “30 Ağustos Zafer Bayramı” kutlama töreni gerçekleştirildi. Gerçekleştirilen törende ilk olarak Atatürk Anıtı önünde çelenk sunma töreni gerçekleştirildi.
Program akılında günün anlam ve önemine ilişkin konuşma gerçekleştiren Veteriner Yüzbaşı Serkan Özgen: “Kahraman Türk ordusuyla birlikte varlığına ve vatanına kastedenlere karşı yüz üç yıl önce bugün, kahramanlık ve şeref dolu tarihinden aldığı kudretiyle yeniden dirilerek topyekun bir varoluş mücadelesi vermiştir. Sonucunda, eşine tarihte az rastlanır bir zafer kazanmıştır. Aziz yurduna ve bağımsızlığına kasteden işgal karşısında Türk ordusunun ortaya koyduğu eşsiz bir eser olan bu zaferin her safhası tek tek düşünülmüş, hazırlanmış ve yönetilmiştir. 1900’lü yılların başlarında meydana gelen büyük devletler arasındaki çıkar çatışmaları, dünyada gelişen fikir akımları ve sanayileşme gibi gelişmeler sonucu Birinci Dünya Savaşı çıkmış, müttefiklerin aldığı ağır yenilgiler sonucu Mondoros Mütakeresi imzalanmıştır. Anlaşma ile bin yıldır üzerinde kan dökerek, can vererek, yurt edindiğimiz Anadolu toprakları o dönemin büyük devletleri ve onların maşaları tarafından işgal edilmiş; ayrıca tarihimize kara bir leke olarak geçen Sevr Antlaşması da ulusumuza dayatılmıştır. İşgal güçleri girdikleri her yerde adeta tarihi hükümlerini kusarcasına, kadınımıza, yaşlımıza ve çocuklarımıza dünyada eşine az rastlanır işkence, zulüm ve hakaretlerde bulunmuşlardır. İşte böylesine umutsuz görünen, üzerimizde kara bulutların dolaştığı bir ortamda Mustafa Kemal Atatürk ve onun dava arkadaşları, bağımsızlık meşalesini yakarak “ya istiklal ya ölüm” parolasıyla aydınlığa giden yolu aralamışlardır.
Bu bağımsızlık ve aydınlık mücadelesinin ilk hedefi, son neferine kadar düşmanı güzel ve kutsal vatanımızdan atmak şeklinde belirlenmiştir. Özellikle Sakarya Meydan Muharebesi, hedefimize ulaşmada muktedir olduğumuzu, milletimizin istiklali uğruna kanının son damlasına kadar mücadeleye devam edeceğini ispatlamıştır. Artık dünyanın en kahraman, en savaşçı milletine düşen görev, düşmana son darbeyi vurmak olmuştur. Mustafa Kemal Paşa’nın başkomutanlığı altında Türk kuvvetleri, düşmana beklemediği bir yerden taarruza geçerek stratejik sahada düşmanı aldatmayı başarmıştır. Avrupalıların beş altı ayda geçinemez dediği Afyon mevzilerini üç günde geçerek 30 Ağustos’a gelindiğinde, düşman kuvvetlerinin önemli bir bölümünü imha etmiştir. Bu büyük zafer ile düşmana son darbe vurulmuştur. Ardından icra edilen takip harekâtlarıyla da 9 Eylül’de düşman İzmir’de denize dökülmüştür.
Dünya tarihçileri Büyük Taarruz için “Şifa” kullanmışlardır. Türkler, Mohaç Meydan Muharebesi’nden yüzyıllar sonra yine parlak bir imha muharebesini kazanmışlardır. Bu muharebelerde Türk ordusu, çok kısa bir sürede kendisinden üstün düşman kuvvetinin büyük bölümünü imha ve esir etmiştir. Askeri açıdan açılan bir diğer önemli husus da, günün şartlarında bir ordunun on günde 500 kilometrelik mesafeyi yaya olarak ve savaşarak katetmesidir. 30 Ağustos’un gerçek anlamını ve önemini, büyük zaferin ikinci yıl dönümünde Dumlupınar’ın Çal Tepesi’nde yapılan törende Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün verdiği sözlerde görürüz: “Hiç şüphe etme ki, yeni Türk devletinin genç Türk Cumhuriyeti’nin temeli burada taçlandırılmıştır. Bu sahada akan Türk kanları, bu semada uçan şehit ruhları devlet ve cumhuriyetimizin ebedi…” şeklinde konuştu.
Valilik programı nedeni ile Atatürk caddesinde emniyet güçleri tarafından geçit töreni gerçekleştirildi.
ARA HABERİ
30 Ağustos 2025ARA HABERİ
30 Ağustos 2025GENEL
30 Ağustos 2025GÜNDEM
30 Ağustos 2025GÜNDEM
30 Ağustos 2025SPOR
30 Ağustos 2025SPOR
30 Ağustos 2025