ABD Başkanı Donald Trump, İran’la çatışmanın “o istediği anda” sona ereceğini ifade ederken, sahadaki gelişmeler bu kararın tek taraflı olmadığını gösteriyor. Financial Times’a konuşan İranlı yetkililer ve diplomatik kaynaklar, Tahran’ın çatışmayı kendi belirlediği koşullarda sonlandırmayı hedeflediğini vurguluyor. Batılı bir yetkili, “Herkes Trump’a odaklanıyor ama kendi iradesi olan büyük bir ülke var. Rejimin varlık nedeni direnmek ve hayatta kalmak.” değerlendirmesinde bulundu.
İran İçin Savaş Varlık Mücadelesi
İran yönetimi, çatışmayı doğrudan bir varoluş tehdidi olarak görüyor. Yetkililer, ülkenin caydırıcılığını yeniden tesis etmek ve gelecekte benzer saldırıların maliyetini artırmak istediğini belirtiyor. Bu nedenle, ABD ve İsrail’in yeniden saldırmayacağına dair garanti olmadan ateşkese yanaşmıyor. İran’a yakın bir kaynak, “Gerekirse savaş bir yıl sürer, geri adım atmayız. İran yok olursa bölge de yok olur.” dedi.
Devrim Muhafızları Sahada: Asimetrik Savaş Taktikleri
Yaklaşık 180 bin kişilik Devrim Muhafızları Ordusu, İran’ın karşı saldırılarının merkezinde yer alıyor. İran, ABD üsleri, Körfez altyapısı ve uluslararası deniz taşımacılığına yönelik füze ve İHA saldırılarıyla baskıyı artırıyor. Kaynaklara göre Muhafızlar, klasik savaş yerine dağınık ve gizli üretim hatlarıyla yürütülen asimetrik savaş taktikleri uyguluyor. Yer altı tesislerinde füze üretimi devam ediyor ve mühimmat kullanımı uzun savaş senaryosuna göre “kalibre edilmiş” durumda.
Hürmüz Boğazı: İran’ın En Güçlü Hamlesi
İran’ın en etkili kozlarından biri, küresel enerji akışının kalbi olan Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolü artırması oldu. Dünya petrol ve gaz ticaretinin yaklaşık beşte biri buradan geçiyor ve İran’ın baskısı küresel piyasalarda ciddi dalgalanmalara yol açtı. Diplomatik kaynaklar, Tahran’ın boğazı tamamen kapatmasa da kısmi olarak silahlandırabileceğini ve hangi gemilerin geçeceğine karar verebileceğini belirtiyor.
Diplomasi Çıkmazda: Geri Adım Yok
ABD, İran’ın askeri kapasitesinin büyük ölçüde zayıflatıldığını savunsa da Trump yönetimi, “yeterince iyi şartlar oluşmadığı” gerekçesiyle anlaşmaya yanaşmıyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, müzakere iddialarını “hayal ürünü” olarak nitelendirerek reddetti. Bölgesel kaynaklara göre şu aşamada diplomatik çözüm yönünde somut bir ilerleme bulunmuyor.
İsrail Faktörü Savaşı Uzatabilir
İsrail, çatışmayı sürdürme konusunda kararlı görünse de askeri olarak ABD’ye bağımlılığı, Washington’ın kararlarını belirleyici kılıyor. Diplomatik kaynaklar, ABD geri çekilse bile İran’ın İsrail’i hedef almaya devam edebileceğini değerlendiriyor.
Uzun Savaş Senaryosu Güçleniyor
Uzmanlar, mevcut tabloyu kısa vadeli bir ateşkes yerine uzun süreli bir yıpratma savaşı olarak yorumluyor. İran’ın hedefi yalnızca savaşı bitirmek değil; aynı zamanda ABD ve küresel ekonomiye maliyet yükleyerek benzer saldırıları caydırmak. Batılı yetkililer, savaşın nihai sonucunu belirleyecek en kritik unsurun askeri gelişmelerden ziyade İran içindeki toplumsal dinamikler olabileceğini vurguluyor. 
