
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2025 yılı enflasyon hedefi olan yüzde 5’e ulaşılamaması nedeniyle her yıl olduğu gibi bu yıl da hükümete açık mektup gönderdi. Banka, mektupta enflasyon sapmasının nedenlerini ve uygulanacak politikaları detaylı olarak paylaştı.
Küresel ve Yurt İçi Etkiler
Mektupta, küresel ekonomik gelişmeler ve bunların yurt içi yansımaları ele alındı. 2024’ün haziran ayında başlayan dezenflasyon sürecinin 2025’te de sürdüğü vurgulandı. Sıkı parasal duruş, finansal koşullardaki sıkılık ve talep dengelenmesi bu süreci desteklerken, arz yönlü şoklar, fiyatlama davranışlarındaki katılıklar ve beklentilerin hedeflerle tam uyumlu olmaması sürecin hızını sınırladı.Küresel emtia fiyatlarındaki dalgalanmalar enflasyonu etkilerken, enerji ve tarımsal ürünlerdeki gerileme olumlu katkı sağladı. Ancak jeopolitik gelişmelere bağlı enerji fiyat oynaklığı ve bazı metal fiyatlarındaki artış dönemsel maliyet baskısı oluşturdu.
Yurt İçi Arz Şokları ve Gıda Fiyatları
Kuraklık ve don olayları, özellikle gıda fiyatları üzerinden enflasyonu yukarı çekti. Bitkisel üretimdeki düşüşler üçüncü çeyrekte fiyat dalgalanmalarına yol açtı. Yılın son aylarında ılımlı hava koşulları ile bu etkiler kısmen azaldı.Döviz kuru etkisi ise önceki yıllara kıyasla sınırlı kaldı. Türk lirasındaki görece istikrar ve talep koşullarındaki dengelenme, kur geçişkenliğini sınırladı. Ancak kira ve eğitim gibi hizmet kalemlerinde geçmiş enflasyona endeksleme ve tavan fiyat uygulamalarının telafi edici etkileri yüksek fiyat artışlarına yol açtı.
Talep Koşulları ve Beklentiler
Talep koşulları yıl boyunca dezenflasyonist seviyelerde seyretti. Deprem sonrası konut inşaatına bağlı faaliyetler ve bazı dayanıklı tüketim kalemleri talepte kademeli dengelenmeye neden oldu.Enflasyon beklentileri yıl boyunca gerileme eğilimi gösterse de hedeflerin üzerinde kalmaya devam etti. Bu durum dezenflasyon sürecinin hızını sınırladı ancak para politikasının orta vadeli etkinliğini destekledi.
Para Politikası ve Faiz Kararları
TCMB, 2025 boyunca para politikası duruşunu enflasyon görünümü ve beklentiler doğrultusunda belirledi. Ocak ve mart aylarında politika faizinde toplam 500 baz puan indirime gidilerek yüzde 42,5 seviyesine çekildi. Mart ortasında gecelik borç verme faizi yüzde 46’ya yükseltildi, repo ihalelerine bir süre ara verildi.Nisan ayında faizler tekrar artırıldı: politika faizi yüzde 46, gecelik borç verme faizi yüzde 49, gecelik borçlanma faizi yüzde 44,5 seviyesine getirildi. Haziran’da politika faizi sabit tutulurken, yılın son döneminde toplam 800 baz puanlık indirimle yüzde 38’e düşürüldü. 2026 ocak ayında ise sınırlı bir indirim ile yüzde 37 seviyesine çekildi.
Makroihtiyati Politikalar ve İstikrar Önlemleri
TCMB, makro finansal istikrarı güçlendirmek ve parasal aktarım mekanizmasını desteklemek amacıyla makroihtiyati politikaları sürdürdü. Kur korumalı mevduat uygulamalarının sonlandırılması ve Türk lirası mevduat payının artırılması, para politikasının etkinliğini destekledi. Kredi gelişmeleri yakından izlenerek sapma riskine karşı gerekli tedbirler alındı.
Enflasyonun Ana Eğiliminde İyileşme
2025’te enflasyon hedefin üzerinde gerçekleşse de yılın son çeyreğinde ana eğilimde belirgin iyileşme sağlandı. Sıkı parasal duruş, finansal koşullar ve talep dengelenmesi dezenflasyon sürecini destekledi. TCMB, fiyat istikrarında bozulma olması hâlinde para politikasını sıkılaştırmaya devam edeceğini vurguladı.Enflasyon ve para politikasıyla ilgili detaylı bilgiler, 12 Şubat’ta yayımlanan “2026 Enflasyon Raporu-I” ve “2026 Para Politikası” metinlerinde yer aldı.

