
ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta Tahran’a yönelik saldırısıyla başlayan İran Savaşı, üçüncü haftasını geride bıraktı. İran’ın önceki gece, nükleer tesisin bulunduğu Dimona ve Arad kentlerini hipersonik Fettah füzeleriyle hedef alması, İsrail’e en büyük darbeyi vurdu ve savaşın yeni bir aşamaya geçtiğini gösterdi. Savaşın başlangıcına ilişkin tartışmalar ise hâlâ sürüyor.
Mossad’ın “İsyan Planı”
New York Times’ın haberine göre, Donald Trump yönetimi ve İsrail, İran’a savaş açmaya karar verdiğinde Mossad, Başbakan Benjamin Netanyahu’ya bir plan sundu. Planı sunan Mossad Başkanı David Barnea, saldırıların İran muhalefetini harekete geçirerek isyan ve ayaklanmalara yol açabileceğini, hatta hükümetin çöküşünü tetikleyebileceğini belirtti. Barnea, Ocak ayında Washington’da da Trump yönetiminin üst düzey yetkililerine planı anlattı.
“Hamaney Öldürülünce…”
Gazeteye konuşan üst düzey ABD ve İsrailli yetkililere göre, planın ilk aşamasında dini lider Ayetullah Hamaney’in öldürülmesi vardı. Hedeflenen, bu ölümün kitlesel bir ayaklanmaya yol açmasıydı. Netanyahu plana ikna oldu ve ABD Başkanı Trump’ı destek vermesi için ikna etmeye çalıştı.
Trump’ı İkna Edemediler
Ancak bazı ABD’li askeri yetkililer Trump’a, “Bombaların altında İranlıların sokağa çıkıp yönetimi protesto etmeyeceğini” anlattı. Başta aşırı iyimser olan iki lider, planın yürümeyeceğini kısa sürede fark etti. Savaşın başlamasından günler sonra yapılan bir toplantıda Netanyahu, Mossad yetkililerine hayal kırıklığını dile getirdi.
Kürt Gruplar Gerginliği
Gazete, İranlı Kürt grupların bölgedeki isyanlarda kullanılması konusundaki tartışmalara da yer verdi. İsrailli yetkililer, plan başarısız olmasına rağmen Kürt grupları vekil güç olarak kullanmayı istiyor. ABD’li yetkililer ise bu fikre sıcak bakmıyor. Bu karşıtlık, iki taraf arasında gerginliğe yol açıyor.

