
Röportajın çerçevesi
Netanyahu, ateşkese ilişkin, “Barışa bir şans verme konusunda anlaştık. Dedik ki, ilk kısmı tamamlayalım ve şimdi de ikinci kısma şans verelim” ifadelerini kullandı. Ateşkesin sürdürülmesi ve genişletilmesi sürecinde atılacak adımların iki aşamalı bir plana göre değerlendirildiğini belirtti.
Silahsızlanma: üç şartlı tanım
Başbakan, Hamas’ın silahsızlanmasını “kırmızı çizgi” olarak nitelendirdi ve bunun üç unsurdan oluştuğunu söyledi:
- Hamas’ın silahlarından vazgeçmesi,
- Gazze’de silah fabrikası bulunmaması,
- Gazze’ye yönelik silah kaçakçılığının engellenmesi.
“Silahsızlanma budur” diyerek bu unsurların gerçekleşmesinin şart olduğunu tekrar etti.
“O zaman kıyamet kopacak” — Trump atıfıyla sert uyarı
Hamas’ın silahsızlanmayı reddetmesi halinde yaşanacaklara dair soruya net bir dille cevap veren Netanyahu, daha önce ABD Başkanı Donald Trump’ın kullandığı güçlü ifadeye atıfta bulunarak, “O zaman kıyamet kopacak. Ama umarım öyle olmaz. Umarım bunu barışçıl bir şekilde yapabiliriz. Biz buna kesinlikle hazırız” dedi.
Barış, özgürlük ve savunma vurgusu
Netanyahu, bölgedeki barışın hem İsrail halkı hem de bölge ve dünya halkları için büyük bir hediye olacağını söyledi. Savaşın bittiğinin ilanı ve güvenlik koşullarına dair bir soru üzerine ise, özgürlüğün “kalıcı ve otomatik” olmadığını; özgür toplumların savunulmazsa otoriter rejimlerce ele geçirilebileceğini savundu. Bu bağlamda, İsrail’in kendini savunma yeteneğinin korunmasının önemine işaret etti.
“Benim görevim Yahudi devletini korumak”
Trump’ın Knesset konuşmasındaki “kolay biri değil” tanımlamasına atıfta bulunulduğunda Netanyahu, ülkesinin geleceğini ilgilendiren konularda katı olmasının bu ifadeye neden olabileceğini söyledi. “Benim görevim Yahudi devletini korumak ve Yahudi halkının geleceğini güvence altına almak” diye konuştu.






