Sapık milyarder Jeffrey Epstein, 10 Ağustos 2019’da New York’taki Metropolitan Correctional Center cezaevinde ölü bulunmuş, resmî kayıtlarda ölüm “intihar” olarak kaydedilmişti. New York Şehri adli tabibi, uzun süren otopsinin ardından Epstein’ın hücresinde asılarak intihar ettiğini açıkladı. FBI ve Adalet Bakanlığı da defalarca yaptığı açıklamalarda başka bir fail veya müdahale kanıtı bulunmadığını teyit etti.
Şüpheleri Canlı Tutan Etkenler
Dış basında ve sosyal medyada ise iddialar hâlâ gündemde. Bunları üç ana faktör canlı tutuyor:
- Güvenlik İhmalleri: Ölüm gecesi gardiyanların kayıt kontrolünü doğru yapmadığı ve kamera kayıtlarında boşluklar olduğu iddiaları zaman zaman gündeme geliyor.
- Komplo Teorileri: Epstein’ın güçlü bağlantıları nedeniyle öldürülmüş olabileceği veya bir koruma programıyla yaşamaya devam ettiği spekülasyonları dolaşıyor.
- Meme Kültürü: “Epstein didn’t kill himself” ifadesi, sosyal medyada meme ve viral içerik olarak yayılarak tartışmayı sürdürüyor.
İddialara Karşı Resmî Görüş
Uzmanlar ve resmî kurumlar, bu iddiaların somut kanıtlara dayanmadığını vurguluyor. FBI ve Adalet Bakanlığı açıklamalarında ölümün intihar olduğu, hiçbir delilin Epstein’ın hâlâ yaşadığına veya cinayete kurban gittiğine işaret etmediği belirtiliyor.
Şeffaflık Tartışmaları Sürüyor
Öte yandan hukuk çevreleri ve bazı analistler, belgelerin tam şeffaflıkla paylaşılmadığını, bu nedenle kamuoyunda soru işaretleri oluştuğunu ifade ediyor.