Gazeteabc/ Haber: Adiviye ElbaşCumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanlığı 30 Ağustos Zafer Bayramı programı kapsamında Atatürk Anıtı önğnde çelenk bırakma töreni gerçekleştirildi.
Gerçekleştirilen törende konuşma yapan CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş: “Değerli Bursalılar, kıymetli mücadele arkadaşlarım,
bugün dünya tarihinin tanık olduğu en büyük destanlarından biri olan Büyük Taarruz’un zaferle sonuçlandığı, dünyanın en modern ordularına karşı, yıllarca yokluk içinde mücadele etmiş bir ordunun ve emperyalizme karşı durmuş şerefli bir halkın şanlı zaferinin, 30 Ağustos’un 103. Yıl dönümü. Bu zafer, kuru bir tarih anlatısından çok daha fazlasıdır. Ulu Önder’in sözleriyle “Her safhasıyla düşünülmüş, hazırlanmış, idare edilmiş ve zaferle sonuçlandırılmış olan bu harekât; milletin; hürriyet ve istiklâl düşüncesinin ölümsüz bir âbidesidir” Falih Rıfkı Atay’ın dediği gibi, “nemiz varsa; bağımsız bir devlet kurmuşsak, şu denizlere bizim diye bakıyor, bu topraklarda ana bağrının sıcaklığını duyuyorsak, hepsini, her şeyi, 30 Ağustos’a borçluyuz. 30 Ağustos; inancın, azmin, kararlılığın ve vatan sevgimizin en güçlü sembolü ve birlik içindeki bir halkın, emperyalizme fırsat vermeyeceğinin kanıtıdır. Yıllarca düşman postalları altında ezilen vatan toprakları, zor günler yaşamış ancak halkımız büyük bir mücadele vererek, emperyalistlerlere ve onların taşeronlarına karşı en gür sesle, “Dört nala gelip uzak asyadan Akdenize bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket bizim demiştir!”
Bu büyük zaferin anlamını, Bursa’nın gözünden ayrıca okumak gerekir. Çünkü yaşanan acıların en yakın tanıklarından biri Bursa’dır. Bu şehir sadece bir coğrafya değil, bir varoluş mücadelesinin ta kendisidir. İki yıl, iki ay boyunca işgalin gölgesinde yaşayan şehrimiz, düşmanın zulmü altında inlemiş, köylerimiz yakılmış ve insanlarımız katledilmiştir. Yunan işgal yönetimi, Yunan para birimini şehrimizde zorunlu kılmış ve halkın elindeki varlıklara el koymuştur. Ancak, Düşman uçaklarından padişah mühürlü idam fermanları atılırken, Bursa’nın onurlu halkı, direnişin fitilini ateşleyip, sarayın idam fermanını tanımayıp, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yanında yer almıştır. Kuvay-i Milliye’ye destek veren Bursalının yüreği kurtuluşa mühürlenmiştir. Bursa bir yandan direnirken, bir yandan da umutla ve inançla, kendisine uzanacak kurtuluş elini beklemekteydi. İşte o umut, Mustafa Kemal Paşa’nın Dumlupınar’da attığı son adımla, 30 Ağustos’ta, ete kemiğe büründü. Hızla Bursa’ya ilerleyen ve 10 Eylül 1922’de şehre giren şanlı ordu, 11 Eylül’de şehrimizi özgürlüğüne kavuşturup, yaşanan acılara son vermiştir. Bu nedenle 30 Ağustos Zafer Bayramı, Bursalılar için sadece ulusal bir bayram değil, aynı zamanda şehrin yeniden doğuşunun başlangıcı, kurtuluşunun ön sözü demektir. Bugün ne mutlu ki, bu şanlı tarihi görmezden gelen, ormancılık günüyle, 30 Ağustos arasında bir fark görmeyen anlayış, Bursa’nın yönetiminde değildir.
İşte bugün, bayramımızı doyasıya kutlamak için, ellerimizde bayraklar, dilimizde özgürlük şarkılarıyla, Atatürk Caddesinden Atatürk Stadına yürürken, Bursa olarak bir ve beraber olduğumuzu, zaferimize en güçlü şekilde sahip çıktığımızı gösterelim. Bugün, bir ve beraber olmaya her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Çünkü bağımsızlık, sadece toprak bütünlüğünü korumak demek değildir. O topraklar üzerinde düşünce özgürlüğünü, eşitliği ve adaleti sağladığınız zaman bağımsız ve özgür bir ülke olursunuz. 103 yıl önce bu destanı yazanlar, özgürlüğün bedeli ne olursa olsun, onu korumayı bizlere zorunlu kıldılar. Bugün verdiğimiz bütün mücadele, bu topraklarda özgür bir halk olma uğrunadır. Bugün bayramımızı kutlarken, sadece geçmişin görkemli bir zaferini değil, aynı zamanda o günkü ruhu da hatırlamalıyız. O ruh, zorluklar karşısında yılmayan ve yolundan asla geri dönmeyenlerin ruhuydu. Bizler de bugün o ruhla, adaleti sağlamak, demokrasiyi korumak ve bu ülkede insan onuruna yakışan bir yaşamı inşa etmek için, bir an bile umutsuzluğa düşmeden, yılmadan yıkılmadan, umutla ve inatla mücadeleye devam edeceğiz.
Ülkemizin beklediği ve hakettiği;
adil, eşit, mutlu ve huzurlu bir geleceği hep birlikte kuracağız. Bu topraklar üzerinde yaşayan herkesle birlikte omuz omuza verip bu ülkeyi aydınlığa kavuşturacağız. Bu anlamlı günde örgütümüz ve yurttaşlarımızla birlikte Ata’mızın huzurundan, Silivri zindanında tutsak olan Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu’na ve yol arkadaşlarımıza selamlarımızı bir kez daha gönderiyoruz. Size and olsun. Size yemin olsun. İmamoğlu ve yoldaşlarımız serbest bırakılana kadar mücadelemize devam edeceğiz. Aydınlık günler yakındır. Yakındır o günler, Gelecek mutlaka özgür günler. Türkiye’nin aydınlık geleceğini bu inançla selamlarken başta Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Onun silah arkadaşını ve aziz şehitlerimizi, minnetle ve rahmetle anıyorum. Ruhları şad olsun. 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun. Yaşasın Cumhuriyet, Yaşasın demokrasi, Yaşasın tam bağımsız Türkiye, Yaşasın Mustafa Kemal Atatürk.” dedi.
ARA HABERİ
30 Ağustos 2025ARA HABERİ
30 Ağustos 2025GENEL
30 Ağustos 2025GÜNDEM
30 Ağustos 2025GÜNDEM
30 Ağustos 2025SPOR
30 Ağustos 2025SPOR
30 Ağustos 2025