02 Şubat 2026 Pazartesi
Toplantının ana gündemi ABD ile İran arasındaki gerilim oldu. Ankara, iki ülke arasında çatışma yaşanmaması için uzun süredir mekik diplomasisi yürütüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ve İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile telefon görüşmeleri gerçekleştirmiş, tansiyonun düşürülmesi yönünde mesajlar iletmişti.Ankara ayrıca Washington yönetimine üçlü zirve önerisini de iletti. Kabinede, İran konusundaki son gelişmeler ve alınması gereken tedbirler masaya yatırılacak.
Kabinenin diğer önemli gündem maddesi Suriye oldu. Şam yönetimi ile SDG arasında imzalanan yeni mutabakat, önümüzdeki hafta uygulanmaya başlayacak. SDG’nin Suriye yönetimine entegrasyon süreci de toplantıda ele alınacak.Gazze’deki gelişmeler de kabinenin gündeminde yer aldı. Ateşkese rağmen İsrail’in saldırıları devam ediyor. Ankara, saldırılara karşı tepkili. Ateşkes sürecinin güçlendirilmesi ve İsrail’in saldırılarının durdurulması için atılabilecek adımlar görüşülecek.
Toplantıda Terörsüz Türkiye süreci de değerlendirildi. Bu kapsamda yürütülen çalışmaların geldiği nokta gözden geçirildi. Ayrıca ekonomi gündeminde, enflasyonla mücadele ve ekonomik gelişmeler de ele alındı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan Dışişleri Bakanı Yermek Koşerbayev’i Beştepe’de kabul etti. Basına kapalı gerçekleşen görüşmede, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da hazır bulundu.
Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, geçtiğimiz yıl temmuz ayında Türkiye’ye resmi bir ziyaret gerçekleştirmişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tokayev ile baş başa görüşmesinin ardından Türkiye-Kazakistan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 5. Toplantısı’na katılmış, çeşitli alanlardaki anlaşmaların imza törenine başkanlık etmiş ve ortak basın toplantısı düzenlemişti.
Türkiye ve Kazakistan arasındaki ilişkiler, iki halkın kökten gelen kardeşlik ve tarihi bağlarına dayanıyor. Türkiye, Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından 16 Aralık 1991’de bağımsızlığını kazanan Kazakistan’ı tanıyan ilk ülkelerden biri olurken, 2 Mart 1992’de iki ülke arasında diplomatik ilişkiler resmen kuruldu. Aynı yıl Kazakistan’ın Ankara Büyükelçiliği faaliyete geçti.Günümüzde Türkiye, Kazakistan’ın başkenti Astana’daki Büyükelçiliği’nin yanı sıra Almatı, Aktau ve Türkistan’da Başkonsoloslukları ile Çimkent’te Fahri Konsolosluğu’nu faaliyet göstermekte. Kazakistan ise Ankara’daki Büyükelçiliği’nin yanı sıra İstanbul, Antalya ve İzmir’de Başkonsolosluklar ile Denizli, Alanya, Bursa, Bitlis, Hatay, Konya ve Mersin’de Fahri Konsolosluklara sahip.2009’da imzalanan “Stratejik Ortaklık Anlaşması” ile stratejik nitelik kazanan ilişkiler, 2022’de “Genişletilmiş Stratejik Ortaklık” seviyesine yükseltildi. Kazakistan Cumhurbaşkanları, bağımsızlık sonrası Türkiye’ye 20’den fazla resmi ziyaret gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Tokayev ise 2019’dan bu yana Erdoğan ile 14 kez ikili görüşme yaptı.
Türkiye ve Kazakistan, Türk Devletleri Teşkilatı’nın kurucu ülkeleri olarak teşkilatın uluslararası rolünü güçlendiren çalışmalar yürütüyor. Ayrıca Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi (TÜRKPA), Türk Akademisi, TÜRKSOY ve Türk Kültür ve Miras Vakfı gibi kurumlar üzerinden Türk dünyasının entegrasyonuna katkı sağlıyor. İki ülke, BM, İİT, Asya’da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı ve Ekonomik İşbirliği Teşkilatı gibi uluslararası platformlarda da iş birliği yürütüyor.
Küresel krizlere rağmen Türkiye-Kazakistan ticareti artışını sürdürüyor. 2024’te karşılıklı ticaret hacmi 5 milyar dolar olarak kaydedildi. Aynı yılın ocak-mayıs döneminde ticaret hacmi 1,9 milyar doları aştı. Türkiye, Kazakistan’ın en büyük yatırımcı ortaklarından biri olup, 2005–2024 döneminde 5,2 milyar dolarlık yatırım yaptı ve ülkede 3 bin 538 Türk şirketi faaliyet gösteriyor. İki ülke arasında şu ana kadar 78 ortak proje hayata geçirildi.
Eğitim ve turizm işbirliği de dikkat çekiyor. Temmuz 2025 itibarıyla 12 binden fazla Kazakistanlı genç Türkiye’de yüksek öğrenim görüyor, 2024–2025 döneminde ise 300 Kazak öğrenci “Türkiye Bursları”na hak kazandı.Turizmde ise Türkiye, Kazak vatandaşlarının en çok tercih ettiği rotalardan biri. 2024’te Türkiye’yi ziyaret eden Kazak turist sayısı 863 bin olurken, Türkiye’den Kazakistan’a giden turist sayısı 130 bin olarak kaydedildi. Kazak hükümeti, iki ülke arasındaki turizm ve yatırımı artırmak amacıyla Türkiye vatandaşlarının Kazakistan’daki vizesiz kalış süresini 30 günden 90 güne çıkardı. 

ABD ile İran arasındaki gerilim sürerken, diplomatik temasların yeniden başlaması gündemde. İran Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan, ABD Başkanı Donald Trump’ın askeri müdahaleyi önlemeye yönelik bir anlaşma umudu taşıdığını açıklamasının ardından, ABD ile nükleer görüşmelerin başlatılması talimatını verdi.
İranlı kaynaklar, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın ABD ile görüşmelerin başlatılması emrini verdiğini doğruladı. İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Bakayi, görüşmelerin Türkiye’de yapılacağını belirtti. Müzakereye İran Dışişleri Bakanı ve ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff’un katılması planlanıyor. Bakayi, Tahran-Washington müzakerelerinin adım adım ilerleyeceğini vurguladı.
İran Dışişleri Bakanı, görüşmelerde önceliğin yaptırımların kaldırılması olacağını ve bunun “temel ve müzakere edilemez bir öncelik” olduğunu söyledi. Bakan ayrıca, bölgesel gerilimlerin azaltılmasına katkısı nedeniyle Türkiye’ye teşekkür etti.
Reuters’a konuşan bir yetkili, Tahran ve Washington’un müzakerelerde diplomasiye odaklanmayı kabul ettiğini ve görüşmeleri, olası ABD saldırılarından kaçınma yoluna dair bir adım olarak gördüklerini aktardı. İran Devrim Muhafızları’na bağlı Tasnim Haber Ajansı da görüşme olasılığını doğruladı, ancak zaman ve yerin henüz netleşmediğini belirtti.

Yeni ortaya çıkan belgeler, Jeffrey Epstein’a Temmuz 2011’de gönderilen bir e-postada Libya’daki siyasi ve ekonomik belirsizliklerin finansal fırsatlara nasıl dönüştürülebileceğini tartıştığını ortaya koydu.
E-postada, Libya fonlarından yaklaşık 80 milyar doların uluslararası alanda dondurulduğu, bunun 32 milyar dolarının ABD’de bulunduğu belirtiliyor. Gönderen, “çalınmış ve zimmete geçirilmiş” Libya varlıklarının bu miktarın üç ila dört katı değerinde olabileceğini ifade etti. Belgede, bu fonların küçük bir kısmının bile geri kazanılmasının “milyarlarca dolar” kazanç sağlayabileceği savunuluyor.
Ayrıca, Libya’nın gelecekte yeniden yapılanma ve ekonomik iyileşme için en az 100 milyar dolar harcaması gerekeceği, ülkenin enerji rezervleri ve yüksek okuryazarlık oranlarının finansal ve hukuki girişimler için avantajlı olabileceği belirtiliyor. Bazı uluslararası hukuk firmalarıyla başarı ücreti esasına göre çalışma görüşmelerinin yapıldığı da kaydedildi.
E-postada, İngiltere’nin MI6 ve İsrail’in Mossad’ının bazı eski üyelerinin “çalınmış” varlıkların tespit ve geri alınması sürecine yardımcı olmaya istekli oldukları vurgulanıyor. Yazışmada, sürece erken katılımın “önemli bir fırsat” olabileceği belirtiliyor.
Belgelerde, Norveç, İsveç ve Danimarka kraliyet ailelerinin Epstein ile yakın ilişkide olduğu iddiaları da yer aldı. Ayrıca, eski NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Norveç Başbakanı Jonas Gahr Store ve bazı Norveçli iş insanlarının Epstein ağıyla bağlantılı insan kaçakçılığı ve istismarda bulunduğu iddia edildi. İsmi geçen kişilerden henüz resmi bir açıklama gelmedi.
Binlerce Epstein belgesinde adı geçen bir diğer isim ABD Başkanı Donald Trump oldu. Epstein Adası’nı ziyaret ettiği iddiaları yeniden gündeme gelirken, Trump bu kez Grammy Ödül Töreni’nde sunucu Trevor Noah’ın iddialarına yanıt verdi.
Trump, “Noah, benim ve Bill Clinton’ın Epstein Adası’nda zaman geçirdiğini söyledi. Yanlış! Ben adaya hiç gitmedim, hatta yakınlarına bile yaklaşmadım” ifadelerini kullandı. Trump, ayrıca Noah’a yönelik, “gerçekleri öğrenmeli ve bunu hızlıca yapmalı. Avukatlarımı bu yeteneksiz sunucuyu dava etmeye göndereceğim” dedi.


Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ocak ayında Türkiye’nin ihracat rakamlarını açıkladı. Aylık ihracat takvim etkisiyle yüzde 3,9 azalarak 20,3 milyar dolar olurken, yıllıklandırılmış ihracat ise yüzde 3,7 artışla 272,5 milyar dolara ulaştı.
Bolat, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe ile birlikte düzenlediği basın toplantısında, geçen yılın ticaret açısından zorlu geçtiğini ancak Türk ihracatçılarının önemli başarılara imza attığını söyledi. Bolat, aylık düşüşün en önemli nedenlerinin takvim etkisi, işlenmiş altın ve enerji rafine petrol ürünleri ihracatındaki azalış olduğunu belirtti.“Ocak ayı genel olarak ihracatın durgun başladığı bir aydır. 1 Ocak resmi tatilinin perşembe gününe denk gelmesi ve 2 Ocak’ta özel sektörde uzun tatillerin olması yaklaşık 1,5 milyar dolarlık ihracat kaybına yol açtı,” dedi.
Ocak ayında ithalatta ciddi bir değişim olmadığını belirten Bolat, toplam dış alımın 28,7 milyar dolar olduğunu bildirdi. Dış ticaret açığı ise 8,4 milyar dolar olarak gerçekleşti. İhracattaki küçük azalış, dış ticaret açığında yüzde 11’lik artışa neden oldu. Altın ve enerji hariç tutulduğunda, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 87,3 oldu.
Yıllıklandırılmış hizmet ihracatı ocakta yüzde 5,5 artışla 8,5 milyar dolar seviyesine yükseldi. Mal ihracatı ise son 12 ayda yüzde 3,7 artışla 272,5 milyar dolar oldu. İhracatın ithalatı karşılama oranı yıllık bazda yüzde 74,6, dış ticaret açığı ise 92,9 milyar dolar olarak kaydedildi.
