30 Ocak 2026 Cuma
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen *“Karayolları Genel Müdürlüğü 30 Bininci Kilometre Bölünmüş Yol Hizmete Alma Töreni”*nde konuştu. Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Silivri Cezaevi önünde TRT mikrofonuna yönelik tepkisine sert çıktı.
Erdoğan, konuşmasında, “Belediyeler üzerinden bir Deli Dumrul düzeni kurup önlerine geleni haraca bağlamışlar, kaynakları iç edip keyif sürmüşler. Ortaya saçılan onca pislikten sonra yüzleri kızaracağına, utanmadan onu bunu tehdit ediyorlar, kameralar önünde mikrofon tokatlıyorlar” ifadelerini kullandı.
Geçtiğimiz günlerde, Aziz İhsan Aktaş davasının duruşması sonrası Silivri Cezaevi önünde açıklama yapan Özgür Özel, sinirlerine hakim olamayarak TRT mikrofonunu eline almıştı. Özel, davaya ilişkin eleştirilerini sert ifadelerle dile getirmişti.
Erdoğan, törende ayrıca Türkiye’nin bölünmüş yol altyapısındaki gelişmelerine değindi: “Göreve geldiğimizde bölünmüş yol uzunluğumuz sadece 6 bin 101 kilometreydi. Bugün bu rakam 30 bin 49 kilometreye ulaştı. Yollarımızı güvenli ve konforlu hale getirdik, trafik kazalarını neredeyse sıfıra indirdik” dedi.
Cumhurbaşkanı, yatırımlarda emeği geçen tüm karayolları çalışanlarını, mühendisleri ve Ulaştırma Bakanlığı ekibini teşekkürle andı.
Erdoğan, muhalefeti sert sözlerle eleştirerek, “Biz iş yaparken, eser üretirken onlar tek yaptığı takoz koymak, karalamak, çamur atmak. Para kuleleri, baklava kutuları, rüşvet çarkları dışında icraatları yok” dedi.
Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yolsuzluk yapmadıysanız, rüşvet almadıysanız bu telaş hâli niye? Kendinize güveniniz tamsa ‘arınmak’ sözcüğü sizi neden rahatsız ediyor? Milleti saf yerine koymaktan vazgeçin.”
Cumhurbaşkanı, 23 yıldır halka hizmet anlayışıyla çalıştıklarını vurgulayarak, “Yol medeniyettir. Milletimize eser üretmeye, güvenli ulaşımı sağlamaya devam edeceğiz. 30 bininci kilometre hepimize hayırlı olsun” dedi.





Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği öne sürülen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı iddia edilen suç örgütüne ilişkin davanın 4’üncü günü, sanık savunmalarıyla devam ediyor. Davada 200 sanık yargılanıyor.
Esenyurt Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Halil Çalış, savunmasında masumiyetini vurguladı. Çalış, iddianamede ihaleye fesat karıştırdığı yönündeki iddialara karşılık, bunun sadece HTS kaydına dayandığını söyledi.“13 Ocak 2025’te gözaltına alındım. Evraklardaki imza bana aitse cezamı çekerim. Verilecek her ceza bana hafif kalır. O imzanın bana ait olup olmadığı incelensin” dedi.
Esenyurt Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Mehmet Şimşek ise, 10 yıl Ataşehir Belediyesi’nde görev yaptığını ve suç işlemediğini belirtti. Şimşek, tutukluyken oğlunun okula başladığını belirterek, “Çizgi çekmeyi öğreniyor. Oğlum çektiği çizgilerle babasının şafağını sayıyor” ifadelerini kullandı ve beraat talep etti. Mahkeme heyeti, duruşmaya yaklaşık 1 saat ara verdikten sonra sanık savunmalarının alınmasıyla devam edecek.

Kararın ardından Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağ, Kadıköylülerin bu tür konularda söz sahibi olması gerektiğini vurguladı. Kösedağ, projeye ilişkin halktan herhangi bir görüş alınmadığını, dolgu alanına yürüme mesafesinde zaten birden fazla tarihî cami bulunduğunu hatırlattı. Ayrıca, cami ve yer altı otoparkının Kadıköy Meydanı ve çevresindeki yoğun yaya ve araç trafiğini artıracağı uyarısında bulundu.
AK Parti Milletvekili İsa Mesih Şahin, Kadıköy’de cami yapılmasına karşı çıkanların “hep aynı klasik itirazları” yaptığını belirterek, yeni caminin Kadıköy merkezinin ihtiyacı olduğunu söyledi. Şahin, camilerin kutsal mabedler olduğunu ve siyasi polemik konusu yapılmaması gerektiğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, Şahin’in paylaşımını alıntılayarak, Kadıköy’de cami ihtiyacının haklı ve yerinde olduğunu belirtti. Saral, “Bir şehrin kimliğiyle kavga etmek, inancıyla problem yaşamak kimseye demokratlık kazandırmaz. Mesele şehircilik değil, mesele tahammülsüzlük. Cami bu milletin mabedidir; polemik konusu değil, saygı konusu olmalıdır” ifadelerini kullandı.

Yağış nedeniyle yolların kapanması üzerine ekipler bölgeye ulaşmakta güçlük yaşadı. AFAD ve belediye ekiplerinin desteğiyle kepçelerle yol açıldı ve ekipler olay yerine ulaştı. Sağlık ekiplerinin ilk incelemesinde, kadının yaşamını yitirdiği belirlendi.
Polis ekipleri tarafından yapılan incelemede, kadının dünden beri kendisinden haber alınamayan Ömriye Duman olduğu tespit edildi. İlk bulgular, Duman’ın intihar etmiş olabileceğini gösterirken, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için cesedi otopsi yapılmak üzere Muğla Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Polis, olayla ilgili soruşturmayı sürdürüyor.

Sahnenin sosyal medyada hızla yayılmasının ardından tepkiler daha da arttı. Yapımcı firmanın, görüntüleri resmi YouTube kanalında “Öz annesini elleriyle öldürdü” başlığıyla paylaşması, izleyiciler tarafından özellikle eleştirildi. Bu paylaşım, dizinin şiddeti normalleştirdiği ve sınırları aştığı yönünde yorumların odağı oldu.
İzleyiciler, özellikle çocuk ve gençlerin bu tür sahnelerden olumsuz etkilenebileceğini vurguladı. Ulusal bir kanalda yayınlanan bu denli ağır sahnelerin sorumsuzluk olduğu görüşü öne çıktı.
Dizinin senaryosu ve yayın politikası sosyal medyada sert ifadelerle eleştirildi. Yapılan yorumlardan bazıları şöyle:
