31 Ocak 2026 Cumartesi
İhbar üzerine bölgeye Jandarma Arama Kurtarma (JAK), AFAD ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Ekipler, telesiyejde mahsur kalanların tahliyesi için kurtarma çalışmalarına hızla başladı.
Mahsur kalan tatilcilerin bir bölümü, ilk etapta halat yardımıyla yaklaşık yarım saat içinde güvenli alana indirildi. Kafeteryalar bölgesine yakın noktada bulunan tatilciler ise ekiplerin titiz çalışması sonucu kurtarıldı.
Yetkililerden alınan bilgiye göre olayda herhangi bir yaralanma yaşanmadı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Bursa’nın Uludağ Birinci Oteller Bölgesi’nde telesiyej arızası nedeniyle mahsur kalan 51 kişinin kurtarılarak güvenli bölgeye alındığını açıkladı.
Bakan Yerlikaya, kurtarma çalışmalarına AFAD, jandarma, sağlık, belediye ve sivil toplum kuruluşlarından toplam 96 personel ile 26 araç ve ekipmanın katıldığını belirtti. Ayrıca Sakarya İl AFAD Müdürlüğü’nden telesiyej ve teleferik kurtarma konusunda uzman iki ekibin de çalışmalara destek verdiğini ifade etti.
Mahsur kalan vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten Yerlikaya, “Büyük bir gayret ve özveriyle yürütülen kurtarma çalışmaları sonucunda 51 vatandaşımız profesyonel ekiplerimiz tarafından güvenli bölgeye alınmıştır” dedi.

BDDK’nın açıklamasında, 2010 yılından sonra yapılan ve asgari şart olan C enerji sınıfına sahip konutların, avantajlı kredi değer oranı uygulanan konutlar kapsamına alındığı belirtildi.Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Tüketicilere kullandırılan konut kredilerinde; kredi tutarının teminat olarak alınan konutun değerine oranı açısından birinci el–ikinci el konut ayrımı kaldırılmıştır.”
BDDK, düzenlemenin enerji verimliliği yüksek ve görece depreme dayanıklı yeni konutların alımını teşvik etmeyi amaçladığını vurguladı. Ayrıca ilk kez konut sahibi olacak tüketicilerin destekleneceği belirtildi.Kendisinin, eşinin ya da 18 yaş altındaki çocuklarının üzerine kayıtlı en az bir konutu bulunan tüketiciler için ise kredi değer oranlarının daha düşük uygulanmaya devam edeceği ifade edildi.
Yeni kararla birlikte teminat oranlarında bir değişiklik yapılmazken, sadece birinci ve ikinci el konut ayrımı kaldırıldı.Buna göre;
C enerji sınıfı hariç olmak üzere;
Yeni düzenleme ile birlikte bankalar, konut kredilerinde teminat oranlarını hesaplarken artık konutun birinci ya da ikinci el olmasına bakmaksızın bu oranları uygulayacak.

Prof. Dr. Sözbilir, ana kırılmanın olduğu bölgelerde artçı depremlerin sürdüğünü vurgulayarak, kırılan faylar üzerinde yeni bir yıkıcı depremin beklenmediğini söyledi.“6 Şubat’taki depremlerde kırılan faylar üzerinde artçılar olabilir, büyüklükleri 6,0’a kadar çıkabilir,” diyen Sözbilir, bölgede 100 bini aşkın depremin kaydedildiğini ve bunun sismik hareketliliğin sürdüğünü gösterdiğini kaydetti.
Prof. Dr. Sözbilir, Kahramanmaraş merkezli depremlerde henüz kırılmamış ve deprem üretme potansiyeli taşıyan fayları sıraladı:
“Bölge, dünya genelinde en sismik bölgelerden biri. Enerji boşalımı farklı faylara iletilerek gelecekte yeni depremler üretebilir,” dedi.
Sözbilir, Antakya ve Ölüdeniz faylarının bazı bölgelerinde hendekler açarak fayların deprem üretme sıklığını araştırdıklarını ve çalışmaların yıl sonuna kadar tamamlanacağını açıkladı.
Depremin ardından AFAD tarafından Türkiye Afet Sonrası İyileştirme Planı’nın yürürlüğe konulduğunu hatırlatan Sözbilir, “Yeni konutlar inşa ediliyor ve halkın afet bilinci artırılıyor. Artık bir sonraki depreme hazırlık dönemi başlamalı. Afet sonrası iyileşme tamamlandıktan sonra risk azaltma çalışmalarına öncelik verilmeli” ifadelerini kullandı.


Ünlü şarkıcı Fatih Ürek, 15 Ekim 2025’te evinde geçirdiği kalp krizi sonucu hastaneye kaldırılmıştı. İlk müdahale sırasında 20 dakika boyunca kalbi duran ve hayata döndürülen Ürek, aylarca yoğun bakımda tedavi gördü. Entübe edilen ve 92 gün boyunca yaşam savaşı veren sanatçı, 30 Ocak akşamı 59 yaşında hayatını kaybetti. Ölümü, sevenlerini ve sanat dünyasını yasa boğdu.
Fatih Ürek, vefatından kısa süre önce katıldığı programlarda yaptığı açıklamalarla sosyal medyada gündem olmuştu. YouTube’da yapay zeka ile oluşturulan Alara X’in programına konuk olan Ürek, sahnelere devam edememesi durumunda kendisini tükenmiş hissedeceğini ifade etmişti:
“Bir şey itiraf edebilir miyim? Eğer ben sahnelere devam edemezsem tükenişim olur, biterim gibi geliyor bana. Çünkü başka bir amaç kalmıyor gibi geliyor bana.”
Daha önce Saba Tümer’in programına konuk olan Ürek, yapmak istediği projelerden de söz etmişti:
“Hala yapmak istediğim şeyler var. Benim en büyük idealim şu anda alaturka albüm yapmak ve Harbiye’de konser vermek. Tam bir alaturka yapmak istiyorum. Bir hayalimi daha gerçekleştirmiş olacağım.”Ürek, ayrıca İstanbul’da yaşamak istemediğini ve insanları mutlu görmenin kendisi için önemli olduğunu dile getirmişti:
“Artık İstanbul’da yaşamak istemiyorum, çok yoruldum. İnsanları mutlu görmek istiyorum ve görmediğim zaman gerçekten çok üzülüyorum. Sinirim bozuluyor, oturup ağlıyorum.”
Fatih Ürek, 1 Şubat Pazar günü Levent’teki Barbaros Hayrettin Paşa Camii’nde ikindi namazının ardından kılınacak cenaze namazıyla son yolculuğuna uğurlanacak.
1966 yılında Erzurum’da dünyaya gelen Fatih Ürek, çocukluk yıllarını Bursa’da geçirdi. Genç yaşta sanatçılık kariyerine adım atan Ürek, Bursa’da sahne aldıktan sonra İstanbul’a taşındı. İlk albümü *“Yaktı Yaktı”*da Bülent Ersoy’un “Sefam Olsun” şarkısını yorumlayan Ürek, büyük ilgi gördü.Sahne şovları ve şarkılarıyla adından söz ettiren Ürek, 2008’de “Sus” albümünü çıkararak “Hadi Hadi” şarkısıyla akıllarda yer etti. Uzun yıllar boyunca çeşitli televizyon programlarında da sunuculuk yapan sanatçı, müzik ve sahne performanslarıyla unutulmaz bir kariyere imza attı.

Dişine yapılan kanal tedavisinin ardından taburcu olan Tiroğlu, kısa süre sonra dudak ve ağzında yaralar oluştuğunu belirtti. İki yıl boyunca mama ile beslenmek zorunda kaldığını, pipetle su içebildiğini ifade eden genç kadın, “Kanal eğesi parçasıyla ölebilirdim” dedi.
Tiroğlu, ağrılarının nedenini öğrenmek için doktora gittiğinde hayatının şokunu yaşadı. Dişinde kist oluştuğu için dişi çekilen genç kadının dişinde, kanal eğesi adı verilen metal bir parçanın unutulduğu ortaya çıktı.
Maddi ve manevi anlamda zor günler geçirdiğini belirten Tiroğlu, doktor hakkında suç duyurusunda bulundu. Ancak Sağlık Bakanlığı, hastanın onam formunu imzaladığı ve tedavi sürecinde aksaklık tespit edilmediği gerekçesiyle soruşturma izni vermedi.
Süreç Devam Ediyor
Yaşananlarla ilgili hukuki süreç halen devam ediyor. Tiroğlu’nun yaşadıkları, kanal tedavisinde dikkat edilmesi gereken riskleri bir kez daha gündeme getirdi.
