23 Ocak 2026 Cuma
Zırhlı araçta yapılan incelemede, 11 adet 1 kilogramlık külçe altının kaybolduğu belirlendi. Jandarma ekipleri, bölgedeki yol kenarı ve çevrede dedektörle geniş çaplı arama başlattı. Firma yetkilileri de kayıp altınların seri numaralarını paylaşarak kuyumcu esnafından yardım talep etti.Olaydan kısa süre sonra kayıp külçelerden 3’ü, jandarma ekiplerinin aracın içinde yaptığı aramada bulundu. Firma yetkilileri, kalan 8 külçenin de bulunacağına dair iyimser olduklarını açıkladı.
Olayla ilgili yazılı açıklama yapan işletme sahibi Fatih Ö., kazada herhangi bir sabotaj, kasıt veya art niyet olmadığını belirtti. Açıklamada, “Personelimizin sağlığı ve güvenliği şirketimiz için her şeyin önündedir. Bu elim kazada görevli personellerimiz hafif yaralanmalarla kurtulmuştur, bu en büyük tesellimizdir” ifadeleri yer aldı.Fatih Ö., ayrıca kayıp külçelere yönelik arama çalışmalarının güvenlik güçleriyle koordineli şekilde devam ettiğini ve süreçle ilgili tüm gelişmelerin şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi. Olayla ilgili Karacabey Cumhuriyet Savcılığı tarafından soruşturma sürdürülüyor.


İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun avukatları, diplomasının iptaline karşı 6 Mayıs 2025’te İstanbul 5. İdare Mahkemesi’ne dava açtı. Mahkeme, İmamoğlu’nun yürütmenin durdurulması talebini oy birliğiyle reddetti.
İmamoğlu’nun diplomasının iptaline karşı açtığı dava kapsamında duruşma 15 Ocak’ta görüldü. Mahkeme, yürütmenin durdurulması talebinin hukuki gerekçelerinin yeterli olmadığı gerekçesiyle davayı reddetti.
Avukatları, İstanbul Üniversitesi’nin diploma iptaline ilişkin kararının yürütmesinin durdurulmasını talep etmişti. Dilekçede, İmamoğlu “davacı”, İstanbul Üniversitesi ise “davalı” olarak yer aldı.İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu’nun 18 Mart 2025’te aldığı kararda, İmamoğlu’nun yatay geçişinin, mezuniyetinin ve diplomasının iptali söz konusu olmuştu. Dilekçede, işlemin yürütülmesi hâlinde telafisi güç veya imkansız zararlar doğabileceği vurgulanmış, incelemenin duruşmalı yapılması talep edilmişti.Başvuruya, İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü’nün yatay geçiş ilanı, İmamoğlu’nun lise diploması ve üniversite notları, yatay geçiş belgeleri, ÖSYM kılavuzları ve akademisyen görüşlerini içeren hukuki mütalaalar eklenmişti.Mahkeme, önceki 25 Temmuz 2025 tarihli kararında da yürütmenin durdurulması talebini reddetmişti.


CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu ve Bursa Milletvekilleri Hasan Öztürk ve Kayıhan Pala, alınan kararın Bursa’nın ulaşım politikaları ve kamu yararı açısından ciddi sonuçlar doğuracağını belirtti. CHP’li vekiller TBMM’de bir açıklama yaparak Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığını kararı gözden geçirmeye davet etti.
CHP’li Hasan Öztürk, yaptığı açıklamasında artan maliyetin Bursalının cebinden çıkacağını belirterek; “Bursa’yla Sabiha Gökçen’i birbirine bağlayan, adı BBBus olan, Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından işletilen taşımacılık işletmesinin ihalesinin; bugün itibarıyla başka bir firmaya hem de olağanüstü yüksek rakamlarla verildiğini öğrendik.
Büyükşehir Belediyemiz tarafından %98 memnuniyet ile işletilen böyle bir işletmenin; Bursa Büyükşehir Belediyesi CHP’ye geçtikten sonra elinden alınmasını kabul etmiyoruz. Bursalılar için gelecek firmanın aynı hizmeti hem daha pahalıya vereceğini hem de daha düşük bir memnuniyete neden olacağını biliyoruz. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığını bu yanlıştan dönmeye çağırıyoruz.” ifadeleriyle karara tepki gösterdi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Altaca Kayışoğlu, “Bursalılar zaten işlemeyen bir havaalanı nedeniyle hava ulaşımından yoksunlar. Yıllardır bunu dile getiriyoruz. Kamu hizmeti mantığıyla en azından, en yakın havalimanı olan Sabiha Gökçen’e Büyükşehir Belediyesi’nin araçları ile ulaşım sağlanıyordu. Son yerel seçimlerde belediyeyi Cumhuriyet Halk Partisi’nin kazanması ile birlikte; genel iktidar, yerel iktidarda olan hizmetleri ve tahsis edilen yerleri birer birer almaya, CHP’yi güçsüz göstermeye, hizmetlerini azaltmaya çalışıyor” dedi.Altaca Kayışoğlu, verilen kararın siyasi olduğunu vurgulayarak, “Bursalılar da milletimiz de bu yapılanların, verilen kararların siyasi olduğunun farkında. Vatandaşa yönelik hizmeti azaltarak, aslında Cumhuriyet Halk Partisi’ni değil, kendi ayrımcılıklarını yansıtıyorlar. O yüzden birinci partiyiz ve bütün anketlerde öndeyiz. Ne yaparlarsa yapsınlar biz milletimize ve Bursalılara en iyi hizmeti vermek için; her türlü engeli aşarak, bütün hukuki ve demokratik haklarımızı kullanarak, siyasetin amacı olan milletimize hizmeti sonuna kadar, en iyi şekilde yapacağız” diye konuştu.
CHP’li Pala, söz konusu kararı eleştirerek; “Adalet ve Kalkınma Partisi, Bursalıların Sabiha Gökçen Havalimanına ekonomik ve konforlu bir yolculuk yapmasını engellemeye çalışıyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından sunulan bu hizmetin ortadan kaldırılması, Bursa’dan Sabiha Gökçen’e gitmek isteyenler için yeni bir ekonomik yük olacak. Kimse merak etmesin, bu yük meydana gelmesin diye Büyükşehir Belediyesi elinden geleni yapmaya devam edecek ve yasal haklarını arayacak.” ifadelerini kullandı.
Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin uzun yıllardır Bursa–Sabiha Gökçen Havalimanı arasında yolcu taşımacılığı yaptığı BBBUS hattının işletme hakkının Havaist firmasına verilmesi, Bursa’da tartışmalara neden oldu. Sürecin sözleşme imzalanarak tamamlanmasının ardından CHP Bursa Milletvekilleri ortak bir açıklama yaparak karara tepki gösterdi.CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu ve Bursa Milletvekilleri Hasan Öztürk ve Kayıhan Pala, alınan kararın Bursa’nın ulaşım politikaları ve kamu yararı açısından ciddi sonuçlar doğuracağını belirtti. CHP’li vekiller TBMM’de bir açıklama yaparak Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığını kararı gözden geçirmeye davet etti. 
Gazeteabc/ Haber: Adiviye ElbaşMilliyetçi Hareket Partisi (MHP) Bursa İl Başkanlığı tarafından, MHP Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın katılımıyla geniş kapsamlı bir basın açıklaması düzenlendi. Açıklamada 2025 yılı boyunca yürütülen siyasi faaliyetler, “Terörsüz Türkiye” hedefi, bölgesel ve küresel gelişmeler, ekonomi ve sosyal meseleler ele alındı. Büyükataman, MHP’nin hem sahada hem de devlet politikaları düzeyinde üstlendiği rolü detaylarıyla anlattı.
Konuşmasına 2025 yılının değerlendirmesiyle başlayan İsmet Büyükataman, Milliyetçi Hareket Partisi’nin yıl boyunca yoğun bir tempo ile çalıştığını vurguladı. “Her Şeyden Önce Türkiye” anlayışıyla hareket ettiklerini belirten Büyükataman, ülkenin ve milletin menfaatlerini merkeze alan bir siyaset yürüttüklerini ifade etti.Büyükataman, MHP’nin köklü geçmişine yakışır bir inanmışlık ve disiplinle ülke meselelerini ele aldığını, Türkiye’ye yönelen tehditlerin doğru analiz edildiğini ve bu tehditler karşısında ülkücü duruştan taviz verilmediğini söyledi.
Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin liderliğine özel bir vurgu yapan Büyükataman, Bahçeli’nin “Benim aklım hep Türkiye’dir” sözünün MHP’nin tüm politikalarının temelini oluşturduğunu belirtti. Parti kadrolarının bu anlayış doğrultusunda millet ve devlet için gece gündüz çalıştığını ifade etti.
MHP’nin siyaseti masa başında değil, sahada yaptığını dile getiren Büyükataman, vatandaşla birebir temas kurmayı temel bir görev olarak gördüklerini söyledi. Milletten kopuk, şahsi ve siyasi çıkarları ülke menfaatlerinin önüne koyan anlayışı reddettiklerini vurgulayan Büyükataman, MHP’nin her dönem milli vicdanın siyasetteki karşılığı olduğunu kaydetti.
2025 yılı boyunca düzenlenen “Asırlık Birlik Sonsuz Kardeşlik” temalı Terörsüz Türkiye İçin Milli Birlik ve Dayanışma Buluşmalarına değinen Büyükataman, bu programlarla Türkiye’nin dört bir yanında vatandaşlarla bir araya geldiklerini söyledi.Bu buluşmalarda milletin görüş ve taleplerinin dinlendiğini, hem Türkiye’de hem de bölgede yaşanan gelişmelerin anlatıldığını ifade eden Büyükataman, Terörsüz Türkiye hedefinin Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin öncülüğünde ve Cumhurbaşkanının desteğiyle devlet politikası haline geldiğini vurguladı.
“Hayırlı Günler Komşum” ziyaretleri ile “Derdiniz Derdimizdir” sohbet programlarının kapsamını paylaşan Büyükataman, 24 Ekim 2025’ten bu yana Türkiye genelinde 81 il ve 963 ilçede toplam 76 bin 544 program gerçekleştirildiğini açıkladı.Bursa özelinde ise 17 ilçede 1601 program yapıldığını belirten Büyükataman, bu ziyaretlerde vatandaşların evlerine misafir olunduğunu, esnafla birebir temas kurulduğunu ve sorunlara çözüm üretmek için gayret gösterildiğini ifade etti.
Konuşmasında dünya ve bölge gündemine geniş yer ayıran Büyükataman, 2025 yılının küresel krizlerin derinleştiği bir yıl olduğunu söyledi. Ukrayna-Rusya savaşı, Orta Doğu’daki istikrarsızlıklar ve emperyalist politikaların Türkiye açısından ciddi riskler barındırdığına dikkat çekti.İsrail’in Gazze başta olmak üzere bölge ülkelerine yönelik saldırılarını sert sözlerle eleştiren Büyükataman, bu saldırıların Siyonist barbarlığın geldiği noktayı gözler önüne serdiğini ifade etti.
Suriye’de yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Büyükataman, SDG/YPG’nin bir terör örgütü olduğunu vurguladı. Bu yapının Kürt vatandaşlarla ilişkilendirilmesinin zehirli bir dil olduğunu belirten Büyükataman, Kürt kardeşlerin terör örgütleriyle hiçbir şekilde özdeşleştirilemeyeceğini söyledi.Fırat’ın doğusunun da terörden tamamen arındırılması gerektiğini dile getiren Büyükataman, Türkiye’nin sınır güvenliği konusunda taviz vermeyeceğini vurguladı.
Terörle mücadelede kararlı mesajlar veren Büyükataman, son terörist silah bırakıncaya kadar mücadelenin süreceğini ifade etti. Terör ve terör yandaşlığının bir çıkmaz sokak olduğunu söyleyen Büyükataman, Türkiye Cumhuriyeti’nin ne yurt içinde ne de yurt dışında terörün varlığına tahammül etmeyeceğini belirtti.
2025 yılının en önemli gelişmelerinden birinin PKK’nın kendini feshettiğini açıklaması olduğunu belirten Büyükataman, bunun hiçbir pazarlık yapılmadan sağlandığını söyledi. Buna rağmen muhalefetin bu süreci sulandırmaya çalıştığını savunan Büyükataman, özellikle CHP ve İYİ Parti’ye sert eleştiriler yöneltti.
Toplumda artan şiddet, uyuşturucu ve sanal bahis tehlikesine dikkat çeken Büyükataman, çocukların ve gençlerin korunmasının hayati önemde olduğunu ifade etti. Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin “Milli Ahlak Reformu” çağrısına vurgu yapan Büyükataman, aileler, eğitim kurumları ve sivil toplumun ortak mücadele yürütmesi gerektiğini söyledi.
Ekonomik sorunlara da değinen Büyükataman, enflasyon, hayat pahalılığı ve kira artışlarının vatandaşları zorladığını ifade etti. 6 Şubat depremlerinin ekonomi üzerinde ciddi yük oluşturduğunu belirten Büyükataman, önümüzdeki süreçte toparlanma ve alım gücünde artış beklendiğini dile getirdi.
Konuşmasının sonunda 2026 yılına dair mesajlar veren İsmet Büyükataman, Milliyetçi Hareket Partisi’nin yeni yılda da milletin yanında olmaya devam edeceğini vurguladı. Büyük ve Lider Ülke Türkiye hedefi doğrultusunda kararlılıkla çalışacaklarını belirterek, basın mensuplarına ve katılımcılara teşekkür etti.


Borsa İstanbul’daki kara bulutlar dağılmaya başladı. BIST 100 endeksi, bugün 13 bin puanı aşarak tarihi yüksek seviyeye ulaştı. Yükselişte en büyük katkıyı bankacılık sektörü hisseleri sağladı.Borsa İstanbul, yılbaşından bu yana yüzde 15’in üzerinde değer kazandı. Geçen yıl ise toplamda yaklaşık yüzde 13 artış kaydedilmişti.
Merkez Bankası’nın politika faizini beklenenden daha sınırlı da olsa düşürmeye devam edeceği beklentisi, CDS’lerdeki gerileme ve kredi derecelendirme kuruluşlarından gelecek olumlu not beklentisi Borsa İstanbul’a alım yönlü etki yapıyor.Buna ek olarak, iç piyasada mevduattan yeterli getiri bulamayan yabancı yatırımcılar da sermayelerini menkul kıymetlere yönlendirmeye başladı. Son dönemde yabancı yatırımcı girişi artarken, genel alım grafiği henüz yaygın olmasa da yükselişin zamanla devam edeceği öngörülüyor.
