05 Şubat 2026 Perşembe
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan ve Mısır ziyaretlerini tamamlayarak Türkiye’ye döndü. Uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, ziyaretlerine dair genel değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, “Filistin ve Suriye başta olmak üzere güncel gelişmelere dair istişarelerde bulunduk” dedi ve İsrail’in saldırılarına tepki gösterdi.
Erdoğan, Gazze’ye insani yardım TIR’larının girişinde hâlâ ciddi kısıtlamalar yaşandığını ifade ederek, “Ancak İsrail’in tüm kışkırtmalarına ve ihlallerine rağmen Gazze barış planının birinci aşaması tamamlanmıştır. Türkiye, Suudi Arabistan ve Mısır olarak tüm süreçlerin içinde olmayı, böylece Filistinli kardeşlerimizin hukukunu korumayı hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı, Suudi Arabistan ile savunma sanayii alanında önemli iş birlikleri yapıldığını vurguladı. Erdoğan, KAAN milli muharip uçağına ilişkin olarak, “Suudi Arabistan ile KAAN konusunda ortak yatırım söz konusu. Her an bu yatırımı gerçekleştirebiliriz” ifadelerini kullandı. Erdoğan, KAAN’ı sadece bir savaş uçağı değil, Türkiye’nin mühendislik ve bağımsız savunma iradesinin sembolü olarak tanımladı.
Enerji alanında da anlaşmalara değinen Erdoğan, Suudi Arabistan şirketlerinin Türkiye’de toplam 5 bin megavat gücünde güneş ve rüzgar santralleri inşa edeceğini açıkladı. İlk etapta Sivas ve Karaman’da kurulacak santrallerden Türkiye’de bugüne kadar görülmemiş en düşük fiyatlarla elektrik alınacağını belirten Erdoğan, projelerin 2,1 milyon hanenin elektrik ihtiyacını karşılayacağını söyledi.
Erdoğan, İran-ABD gerilimi konusunda, bölgeyi yeni bir çatışmaya sürüklemeden çözüm arayışlarını sürdürdüklerini belirtti. ABD Başkanı Donald Trump ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile yapılan görüşmeleri hatırlatan Erdoğan, “Askeri gerilim artmışken müzakere masası kurulması önemlidir. Sorunlar diyalog yoluyla çözülmelidir” dedi.
Körfez ülkelerinin İran konusundaki yaklaşımının Türkiye’nin politikalarına yakınlaştığını belirten Erdoğan, “Bölgemizde yeni bir savaş istemiyoruz. Barışın tarafında olmak en akılcı seçenektir” diye konuştu.
Gazze barış sürecinde Mısır’ın rolüne dikkat çeken Erdoğan, “Mısır, Gazze ve Filistin meselesinin derinleşmesini istemiyor. Açlığın silah olarak kullanılmasına karşı yüksek sesle duruyor. Gazze’nin yeniden inşasında Mısır’ın katkısı kritik” ifadelerini kullandı.
Suriye’de istikrarın tesisi konusunda Erdoğan, SDG’nin anlaşmalara uymasının barış iklimini güçlendireceğini söyledi. Erdoğan, “Suriye’nin kuzeyindeki sorunun çözülmesiyle ‘Terörsüz Türkiye’ hedefinin yükü hafiflemiş olacak” dedi.
Cumhurbaşkanı, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılı yaklaşırken, 455 bin konutun teslim edildiğini hatırlattı. Muhalefetin eleştirilerine yanıt veren Erdoğan, “Milletimiz yuvalarına kavuştu, muhalefet ise felaketten rant devşirmeye çalıştı” dedi.
Su sıkıntısına dikkat çeken Erdoğan, suyun korunması ve halka ulaştırılmasının önemine değindi. “Belediyelerin su temini dışında Devlet Su İşleri de çalışıyor. Tasarruf ve modern su yönetimi kritik” dedi.
CHP’li belediyelerdeki yolsuzluk iddialarına değinen Erdoğan, 2026 reform planı kapsamında belediyelerin mali yapılarının modernize edileceğini açıkladı. Erdoğan, “Şehirlerin bütçesi, milletin hizmetine kullanılmalı. Hizmet odaklı ve verimli belediyecilik sistemi zorunlu hâle getirilecek” ifadelerini kullandı. 
Son dönemde Türkiye, ExxonMobil ile Karadeniz ve Akdeniz’deki yeni arama alanları ile diğer potansiyel uluslararası sahaları kapsayan bir anlaşma imzalamıştı. Chevron ile sağlanan bu yeni iş birliğinin de benzer bir çerçevede olduğu belirtiliyor.
Enerji ve Doğal Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Ocak ayında Azerbaycan ve Exxon ile yapılan anlaşmaları hatırlatarak, “Şimdi de bir başka Amerikan şirketi Chevron ile benzer bir anlaşma yapıyoruz. İmzalar Şubat ayında İstanbul’da atılacak” ifadelerini kullanmıştı.
Yakın dönemde Türkiye Petrolleri’nin Chevron ile görüşmeler yürüttüğü ve şirketin sismik çalışmalar ile sondaj konusunda iş birliği yaptığı bildiriliyor.


Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Yunanistan Başbakanı’nın başkanlığında yapılacak toplantıda, iki komşu ülke arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi imkanları tartışılacak. Görüşmede yıllardır çözüm bekleyen birçok konu da gündeme gelecek.Öne çıkan başlıklar arasında Ege’deki adalar, silahsız statüdeki bölgeler ve Yunanistan’ın kara sularını 12 mile çıkarma yönündeki açıklamaları yer alıyor. Ayrıca Doğu Akdeniz’deki gelişmeler ve Kıbrıs’taki çözüm arayışları da liderlerin gündeminde olacak.Burhanettin Duran, ziyarete ilişkin yaptığı açıklamada, “İkili ilişkileri güçlendirmeye yönelik çeşitli metinlerin imzalanması da gündemdedir.” dedi.
Miçotakis’in geçtiğimiz günlerde yaptığı, “Kara sularımızı 12 mile çıkarma hakkı vazgeçilmezdir” açıklaması Ankara’nın tepkisini çekmişti. Milli Savunma Bakanlığı’nda (MSB) düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında bu konu yeniden gündeme geldi.Bakanlık, Ankara’nın tavrını bir kez daha vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Yunanistan’ın mevcut anlaşmazlıkları göz ardı eden ve Türk tarafının haklarını ihlal eden tek yanlı tasarrufları, iddiaları ve açıklamaları uluslararası hukuka aykırıdır ve kabul edilemez. Bu açıklamalar ülkemiz açısından hiçbir hukuki sonuç doğurmamaktadır. Türk Silahlı Kuvvetleri, Mavi Vatan anlayışı doğrultusunda ülkemizin deniz yetki alanlarında her türlü hak ve menfaatini korumaya yönelik görevini azim ve kararlılıkla sürdürmektedir.”


İstanbul Anadolu Adliyesi’ndeki bir aile mahkemesi, akranına şiddet uygulayan 18 yaş altı bir çocuk hakkında emsal niteliğinde bir karar verdi. Mahkeme, çocuğun okul saatleri dışında evden çıkmamasına, mağdura en az 500 metre yaklaşmamasına ve elektronik kelepçe ile denetlenmesine hükmetti.
Olay, Çekmeköy’de meydana geldi. Zanlı çocuk, başka bir çocuğu sustalı bıçakla birden fazla kez tehdit etti, bıçağı savurup tokat attı. Mahkeme, yaşanan şiddeti dikkate alarak tedbir kararını verdi.
Mahkeme, asıl amacın zanlıyı cezalandırmak değil, onu suça sürükleyen unsurlardan uzaklaştırmak ve ıslah etmek olduğunu vurguladı. Ayrıca, çocukların suça karışmasının önlenmesinde tüm kurumların sorumluluğu olduğuna dikkat çekti. Karar, 2 ay süreyle geçerli olacak. Çocuğun tedbirlere uymaması durumunda zorlama hapsi uygulanacak.

Köprü ve otoyolların özelleştirilmesi ilk olarak 2012 yılında gündeme gelmiş, 5.7 milyar dolarlık teklif sunulmuştu. Ancak dönemin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 7 milyar doların altındaki satışın “vatana ihanet” olacağını belirterek ihalenin iptaline karar vermişti.
Yetkililer, dış basında çıkan haberlerin aslında rutin bir süreç olduğunu vurguladı. Aynı iddiaların geçtiğimiz Eylül ayında da gündeme geldiğini belirten kaynaklar, Özelleştirme İdaresi’nin zaman zaman danışmanlık hizmeti aldığını ve köprü-otoyol özelleştirme konusunun uzun yıllardır programda yer aldığını ifade etti.
Bloomberg Haber Ajansı, İstanbul’daki iki köprü ve bazı otoyolların özelleştirilmesi için danışmanlık şirketi Ernst & Young’ın yetkilendirildiğini öne sürdü. Bloomberg’e göre, Ernst & Young 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün işletme haklarının satışı konusunda hükümete danışmanlık yapacak. Ayrıca satış sürecinde teknik danışman olarak Kanada merkezli BTY Group’un da görevlendirildiği iddia edildi.
Köprülerden geçiş ücretleri ise şöyle:
