02 Ocak 2026 Cuma
Türkiye’nin Gazze ve Filistin’i yalnız bırakmadığını vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi:
“Bundan sonra da ne Gazze ne Filistin yalnız kalmayacak. Elimizden gelen tüm gayreti Türkiye olarak, İslam dünyası olarak Filistin’in ve Gazze’nin yanında bulunarak insanlar güç birliğimizi devam ettireceğiz. 2026’ya çok daha güçlü şekilde giriyoruz. Özellikle de Netanyahu denilen bu firavunun yaptıkları yanına kalmayacak. 7’den 70’e çok mazlumun ahını aldı. Bu yavruların ahı Netanyahu’ya kar kalmaz. Elimizden geleni yapıyoruz. Konteyner göndermek istiyoruz, müsaade etmiyor. Er ya da geç inşallah o mazlumları bu sıkıntıdan kurtaracağız.”
Erdoğan, uluslararası görüşmelerine de değinerek, “Benim gerek Sayın Putin’le gerek Zelenski gerek Trump’la görüşmelerim devam ediyor. Paris’te bir zirve olacak, Dışişleri Bakanım katılacak. Sayın Trump’la pazartesi akşamı bir görüşmemiz olacak. Rusya-Ukrayna ve Filistin konularını ele alacağız” dedi.
2026’ya olumlu bir başlangıç yaptıklarını söyleyen Erdoğan, “Enflasyondaki düşüş ve Merkez Bankası rezervlerimiz her geçen gün daha iyiye gidiyor. Bu yıl başarılarla dolu geçecek. Rezervimiz gayet iyi, herhangi bir sıkıntı yaşamıyoruz. İnşallah daha gayretle rezervimizi güçlendireceğiz” ifadelerini kullandı.
Çevre Bakanlığı’nın çalışmalarına da değinen Erdoğan, “Murat Bey ve ekibi tüm çalışmalarını sürdürüyor. 11 deprem ilimizde hedeflerimize ulaşacağız. Deprem konutlarının yanı sıra sosyal konut projelerinde de 1+1, 2+1, 3+1 gibi projelerle yolumuza devam edeceğiz” dedi.

Göstericiler, yüksek enflasyon ve alım gücündeki düşüşe tepki gösterirken, Merkez Bankası Başkanı Muhammed Reza Farzin’in istifa ettiği yönündeki iddialar ülkedeki belirsizliği artırdı. Tahran’da yüzlerce iş yeri kepenk kapattı.
İran merkezli yarı resmi Fars Haber Ajansı’na göre, ülkenin güneybatısındaki Lordegan kentinde çıkan olaylarda 2 kişi hayatını kaybetti. Batıdaki Azna kentinde 3, Kouhdasht kentinde ise 1 kişinin öldüğü bildirildi. Norveç merkezli insan hakları örgütü Hengaw, Marvdasht kentinde bir gencin güvenlik güçleri tarafından öldürüldüğünü açıkladı. Örgüt, protestolar sırasında aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 29 kişinin gözaltına alındığını duyurdu.
Devlet medyasına göre protestolarda 13 polis ve Besic üyesi yaralandı. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, protestocuların dini yönetimi hedef alan sloganlar attığı ve bazı araçların ateşe verildiği görüldü. Ülke genelinde soğuk hava gerekçesiyle okullar ve kamu kurumları tatil edildi.
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İran yönetiminin protestoculara müdahale etmesi durumunda ABD’nin devreye gireceğini söyledi. Trump, “Eğer İran barışçıl protestocuları öldürürse, ABD yardım etmeye hazırdır” ifadelerini kullandı.
Trump’ın açıklamalarına İran’dan sert tepki geldi. İran Dini Lideri Ali Hamaney’in Başdanışmanı Ali Larijani, ABD’nin müdahalesinin bölgeyi istikrarsızlaştıracağını belirtti.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ise Trump’ın “Ateş etmeye hazırız” sözlerine karşılık, ABD’nin bölgedeki üslerini hedef alabileceklerini söyledi.
Kalibaf, “Trump bu açıklamayla, bölgedeki tüm Amerikan üslerinin olası bir müdahalede bizim için meşru hedef olacağını bilmelidir” dedi.


Malatya’nın Battalgazi ilçesinde, sosyal medya üzerinden başlayan sözlü tartışma kısa sürede büyüyerek cinayetle sonuçlandı. Yılbaşı gecesi meydana gelen olayda, göğsünden bıçaklanan Sena Nur Doğan hayatını kaybederken, bir kişi de yaralandı.
Olay, 31 Aralık gecesi Malatya’nın Battalgazi ilçesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, ilçede seyyar kestane tezgahı işleten B.E. ile I.D. isimli şahıs arasında sosyal medya platformları üzerinden henüz belirlenemeyen bir nedenle tartışma çıktı.
Tartışmanın büyümesi üzerine I.D., yanına arkadaşı Sena Nur Doğan’ı da alarak B.E.’nin satış yaptığı kestane tezgahının bulunduğu bölgeye gitti. Taraflar arasında burada devam eden sözlü münakaşa, kısa sürede fiziksel kavgaya dönüştü. Arbede sırasında öfkesine hakim olamayan B.E., yanındaki bıçakla iki gence saldırdı.
Saldırı sonucu Sena Nur Doğan göğsüne aldığı ağır darbeyle, arkadaşı I.D. ise kalçasından yaralandı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine acil sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralılar, ambulansla Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Ancak, durumu ağır olan Sena Nur Doğan, doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi.
Cinayet sonrası geniş çaplı inceleme başlatan Malatya Emniyet Müdürlüğü ekipleri, zanlı B.E.’yi olayda kullandığı suç aletiyle birlikte kısa sürede yakalayarak gözaltına aldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen B.E., çıkarıldığı mahkemece “kasten öldürme” suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Genç yaşta hayata veda eden Sena Nur Doğan’ın cenazesi, yapılan otopsi işlemlerinin ardından ailesine teslim edildi. Doğan, Malatya Şehir Mezarlığı’nda gözyaşları arasında toprağa verildi. Emniyet güçlerinin olayla ilgili başlattığı kapsamlı soruşturma devam ediyor.


Anne Y.Y., 30 Aralık’ta 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak 2 aylık bebeğinin nefes almadığını ve hareketsiz olduğunu bildirdi. Eve gelen sağlık ekipleri, bebeğin hayatını kaybettiğini tespit etti. Bebeğin ölümünün şüpheli bulunması üzerine başlatılan soruşturmada, doğumundan 55 gün sonra bebeğin ağırlığının 2 kilograma düştüğü ve karın bölgesinde içe çökme olduğu belirlendi.
Emniyetteki ifadesinde Y.Y., bebeği nüfusa kaydettirmediğini ve Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartı almadığını söyledi. Y.Y., hamileliğini ve doğum sürecini ayrıntılarıyla anlattı:
Y.Y., bebeğin bakımının büyük ölçüde babası tarafından yapıldığını ve kendisinin de kısa bir süre emzirdiğini ifade etti. Mama ile beslenmeye geçildikten sonra bebeğin 3 gündür mama almadığını, bu yüzden bebeği zorlamadığını ve daha sonra nefes almadığını fark ettiklerini söyledi. Ambulans çağırma işleminin geciktiğini belirten anne, olayı şöyle anlattı:
“Bebeğin nefes alışverişi tamamen kesilince yatağa bıraktık. Babama neden ambulansı aramadığımızı sorduğumda, ‘Şu an çalışmıyorlar, vakti gelince arayacağım’ dedi. Daha sonra ambulansı çağırdık.”
Y.Y., bebeğin ölümünde babanın etkisi olduğunu iddia ederek, şöyle konuştu:
“Bebeği babam bilerek aç bırakıyordu. Biz mama vermek istiyorduk ancak babam engelledi ve ‘mama verme, bırak ölsün’ diyordu. Babam bebeği en başından beri istemiyordu ve en sonunda ölmesini istedi. Annemle ben istiyorduk, ancak babam günün her saatinde evde olduğu için müdahale ediyordu.”

Bebeğin doğumunun detayları soruşturma kapsamında ortaya çıktı. 5 Kasım’da İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 3,2 kilogram olarak dünyaya gelen bebek, 7 Kasım’da taburcu edilmişti. Doğumundan 55 gün sonra yaşamını yitiren bebeğin ağırlığının 2 kilograma düştüğü, karın bölgesinde içe çökme olduğu belirlendi.İncelemelerde, annenin 112’yi bebeğin ölümünden yaklaşık 12 saat sonra aradığı, bebeğin son 3 gündür beslenmediğini söylediği, aile üyelerinin ise çelişkili ifadeler verdiği tespit edildi.
Olayla ilgili olarak anne Y.Y., nikahsız birlikte yaşadığı ve bebeğin babası olduğu öğrenilen B.Y., anneanne A.Y. ve dede Y.E.Y. tutuklandı. Şüpheliler hakkında ‘kasten öldürme’ suçundan soruşturma devam ediyor.
Bina sakini Gündüz Karabıyık, olay anını şöyle anlattı:
“Saat 21.00 civarında ambulans geldi. Camdan baktığımda aşağıdan üç kişi çıktı, ellerinde bir bebek vardı. Zaten bebeğin suratı bembeyazdı. Bir saat sonra bekçiler, yarım saat sonra polisler geldi. Ben yaklaşık 10 senedir onları tanıyorum ama eve girip çıktıklarını merhaba dışında hiç fark etmezdim. Alt katta oturuyorum, ama bir ağlama sesi duymadım. Duyduğuma göre eve erkekler girip çıkıyormuş.”
Şüpheliler emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edildi ve çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
