ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları, Hürmüz Boğazı’ndan petrol geçişlerini sekteye uğratarak küresel enerji arzını tehlikeye soktu. Bölgede enerji güvenliğiyle ilgili endişeler giderek derinleşiyor.
Stratejik Boru Hatları Tek Çıkış Yolu
Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) ait boru hatları, Hürmüz Boğazı’ndaki nakliye trafiğinin durmasıyla Basra Körfezi’nden petrol çıkışının tek alternatifi haline geldi. Aramco CEO’su Amin Nasser, Kızıldeniz’deki Yanbu limanına uzanan hattın günlük 7 milyon varil kapasiteye çıkarılması için çalışmaların sürdüğünü açıkladı.Uzmanlar, İran’ın uzun yıllar süren yaptırımlar sayesinde küresel ekonomiye karşı duyarsızlaştığını ve bu izolasyonun Tahran’a kriz anında asimetrik bir avantaj sağladığını belirtiyor.
Hark Adası Neden Hedef Alınmadı?
ABD ve İsrail’in binlerce hedefi vurmasına rağmen, İran’ın petrol ihracatının yüzde 90’ının geçtiği stratejik Hark Adası saldırılardan uzak kaldı. Washington, petrol fiyatlarının 150 dolara çıkmasından çekiniyor. Uzmanlar, İran’ın bu durumu Batı üzerinde baskı kurmak için koz olarak kullanmaya devam ettiğini vurguluyor.
Boru Hatları Piyasayı Rahatlatıyor Ama Yetmiyor
Suudi Arabistan’ın 1.200 km uzunluğundaki Doğu-Batı hattı ile BAE’nin Fuceyre limanına uzanan boru hattı, tanker sevkiyatlarının boşluğunu tam olarak doldurmasa da piyasada kritik bir rahatlama sağlıyor. Goldman Sachs verilerine göre, Hürmüz’deki gemi trafiği savaş öncesi seviyelerin yalnızca yüzde 20’sine indi. Transponderlarını kapatan tankerler, riskli geçişleri tercih ediyor.Mevcut hatlar tam kapasite çalışsa bile Basra Körfezi’nde yaklaşık 10 milyon varil petrol hâlâ mahsur. Kuveyt, Irak ve Bahreyn’in petrol sevkiyatı için hâlâ çözüm bulunamadı.
Sigorta ve Nakliye Maliyetleri Tavan Yaptı
Bölgedeki güvenlik kaygıları nakliye maliyetlerini ve sigorta primlerini artırdı. Avrupalı tanker operatörleri bölgeye gemi göndermekte tereddüt ederken, sadece birkaç gemi riskli geçişlerde sinyallerini kapatarak hareket ediyor. Yanbu ve Fuceyre limanlarındaki yüklemelerdeki artış, Hürmüz geçişine gerek duymayan ham petrole talebin arttığını gösteriyor.Drone saldırıları ve Husilerin Kızıldeniz’deki tehditleri, alternatif rotaların da risk altında olduğunu ortaya koyuyor. Uzmanlar, Hark Adası’nın kalıcı olarak devre dışı kalmasının bölgenin ekonomik toparlanmasını olumsuz etkileyeceği uyarısında bulunuyor.
İran Yaptırımlara Nasıl Alıştı?
1979’dan beri ABD ve uluslararası yaptırımlara maruz kalan İran, zaman içinde küresel ekonomiden izole oldu. Nükleer program ve SWIFT’ten çıkarılma gibi adımlar, Tahran’ı dış ekonomik dalgalanmalara karşı tepkisiz hâle getirdi. Uzmanlar, bu izolasyonun İran’a kriz anında asimetrik güç sağladığını belirtiyor. 
