DOLAR 43,2938 -0.01%
EURO 50,7729 0.27%
ALTIN 6.728,680,15
BITCOIN 38925331,88%
İstanbul

PARÇALI BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Buzların Altında Güç Mücadelesi

Buzların Altında Güç Mücadelesi

ABONE OL
22 Ocak 2026 11:23
Buzların Altında Güç Mücadelesi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ın ABD’ye ait olması gerektiği yönündeki ısrarlı açıklamaları, Arktik çevresindeki jeopolitik tartışmaları yeniden alevlendirdi. Ancak uzmanlara göre gündeme gelen bu çıkış, bölgede on yıllardır süren ve Rusya’nın belirgin üstünlük sağladığı daha geniş bir rekabetin yalnızca görünen yüzü.

Arktik’te Hakim Güç: Rusya

Amerikan yayın kuruluşu CNN’in analizine göre Moskova, Arktik Dairesi’nin kuzeyindeki kara alanları ile denizlerdeki münhasır ekonomik bölgelerin yaklaşık yarısını kontrol ediyor. Bölge nüfusunun üçte ikisi Rusya sınırları içinde yaşarken, Arktik ekonomisinin toplam küresel payı yalnızca yüzde 0,4 olmasına rağmen bölge GSYH’sinin üçte ikisi Rusya’nın elinde bulunuyor.

Askeri Varlık Dengeleri Değişiyor

Rusya, Arktik’teki askeri varlığını onlarca yıldır istikrarlı biçimde artırıyor. Kanada merkezli Simons Foundation’ın verilerine göre, geniş Arktik coğrafyasında 66 askeri üs ve yüzlerce savunma tesisi bulunuyor. Bunların 30’u Rusya’da, 36’sı ise Arktik’te toprağı bulunan NATO ülkelerinde yer alıyor.
Uzmanlar, Rusya’nın NATO’nun toplam askeri kapasitesine ulaşamadığını ancak Moskova’nın bölgede hızla artan varlığının ciddi güvenlik kaygıları yarattığını belirtiyor. Londra merkezli Royal United Services Institute, Rusya’nın Arktik’teki askeri gücünün omurgasını oluşturan nükleer denizaltı filosunun kapsamlı biçimde modernize edildiğine dikkat çekiyor.

İşbirliğinden Kopuşa

Soğuk Savaş sonrası dönemde Arktik, Rusya ile Batı’nın işbirliği yapabildiği nadir alanlardan biri olarak öne çıkmıştı. 1996’da kurulan Arktik Konseyi; çevre, biyolojik çeşitlilik ve yerli halkların hakları gibi konularda ortak çalışma hedefliyordu.
Ancak Rusya’nın 2014’te Kırım’ı ilhak etmesi ve 2022’de Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı işgali sonrası bu işbirliği büyük ölçüde askıya alındı. Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya katılmasıyla Arktik fiilen Rusya ve NATO kontrolündeki alanlar olarak ikiye bölündü.

ABD, Çin ve Grönland Denklemi

Trump, Grönland’ın ABD’nin ulusal güvenliği için kritik olduğunu savunurken, Danimarka’nın adayı savunacak kapasiteye sahip olmadığını öne sürüyor.
Öte yandan Arktik ülkesi olmamasına rağmen Çin, 2018’de kendisini “Arktik’e yakın ülke” ilan ederek bölgeye ilgisini açıkça ortaya koydu. 2024’te Çin ve Rusya’nın Arktik’te ortak devriye faaliyetlerine başlaması, rekabetin küresel boyutunu gözler önüne serdi.

Buzların Erimesi Yeni Hesapları Tetikliyor

Arktik, iklim krizinin etkisiyle küresel ortalamanın yaklaşık dört katı hızla ısınıyor. Deniz buzlarının erimesi çevre ve yerel halklar için ciddi riskler yaratırken, bazı çevreler bunun madencilik ve deniz taşımacılığı açısından ekonomik fırsatlar doğurabileceğini savunuyor.
Rusya kıyıları boyunca uzanan Kuzey Deniz Rotası ile Kuzey Amerika’nın kuzeyinden geçen Kuzeybatı Geçidi, yaz aylarında büyük ölçüde buzdan arınıyor. Kuzey Deniz Rotası, Asya–Avrupa taşımacılığını Süveyş Kanalı’na kıyasla neredeyse yarı yarıya kısaltıyor. Rusya, bu hattı 2022’den bu yana özellikle Çin’e petrol ve gaz sevkiyatında yoğun biçimde kullanıyor.

Madencilik Umudu Tartışmalı

Buzların çekilmesiyle özellikle Grönland’daki maden potansiyeli yeniden gündeme gelirken, uzmanlar kısa vadede büyük beklentilere temkinli yaklaşıyor. The Arctic Institute’ten Malte Humpert, bu kaynakların ABD tarafından kısa sürede ve kolayca çıkarılabileceği fikrini “tamamen akıl dışı” olarak nitelendiriyor.
Trump son dönemde güvenlik vurgusunu öne çıkarsa da, eski ulusal güvenlik danışmanı Mike Waltz, Washington’un Grönland’a ilgisinin kritik mineraller ve doğal kaynaklarla da yakından bağlantılı olduğunu ifade etmişti.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

300x250r
300x250r