Gazeteabc/ Haber: Adiviye ElbaşYıldırım Belediyesi tarafından kentlere kalıcı değerler kazandırmayı hedefleyen ve farklı disiplinlerden tasarımcıları bir araya getiren “Bursa Setbaşı–Yeşil–Emirsultan Tarihi Aksı Kentsel Tasarım Fikir Yarışması” kapsamında Kolokyum ve Ödül Töreni düzenlendi.
Bursa denilince akla Yeşil Türbe gelir
Düzenlenen törende açıklamalarda buluna Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz: “Bursa, UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan ve Osmanlı’nın doğuşu olarak adlandırılan, bugün medeniyetimizi temsil eden en önemli şehirlerden biridir. Bu anlamda, hem Bursa’nın fethinin 700. yılı vesilesiyle hem de kentin tarihsel kimliğini güçlendirmek amacıyla bu çalışmayı hayata geçirdik. Bu sürece 2025 yılının Ocak ayında, meclisimizde aldığımız kararla başladık. Mart ayında Mimarlar Odası ile protokol imzaladık, Ağustos ayında yarışmaya çıktık ve Aralık ayında süreci sonuçlandırdık. Bugün ise ödül alan projelerimizin ödüllerini takdim edecek, değerlendirmelerde bulunacağız. Bursa, Osmanlı’nın kuruluş şehri olarak uzun yıllar başkentlik yapmıştır. Fetihten sonra kale dışına taşan şehir, Orhan Gazi döneminde Orhan Camii ve çevresinde gelişmiş, ticaret merkezleri oluşturulmuştur. Ardından I. Murad döneminde batıya, Yıldırım Bayezid döneminde ise doğuya doğru büyüyerek Emir Sultan Külliyesi’ne kadar uzanan bir şehir kimliği kazanmıştır. Bugün “kadim Bursa” dediğimizde, Çekirge sırtlarından Emir Sultan’a kadar uzanan bu tarihî aks akla gelmektedir. Setbaşı, Yeşil ve Emir Sultan arasında kalan bu bölgede, kadim izleri yeniden gün yüzüne çıkarmak ve tarihî kimliğimizi güçlendirmek amacıyla yola çıktık. Bursa denildiğinde akla gelen en güçlü simgelerden biri Yeşil Türbe ve Çelebi Mehmet’tir. Çelebi Mehmet, devleti yeniden toparlayan ve medeniyetimizin güçlü isimlerinden biridir. Aynı şekilde Emir Sultan da Bursa ile özdeşleşmiş, gönül sultanlarımızdan biri olarak bu aksın manevi değerini oluşturmaktadır. Bu bölgelerde yaşanan sorunlara çözüm üretmek gerektiğinin farkındayız. Belediyeciliği yalnızca yeni şehirler inşa etmek olarak değil, kadim yapıları onararak geleceğe taşımak olarak görüyoruz. Geçmişten aldığımız ilhamla geleceği inşa etmeyi önemsiyoruz.
Bu çalışmayı ortak akıl anlayışı ile yürüttük
Bugüne kadar bölgede önemli restorasyon çalışmaları gerçekleştirildi. Ebubekir Sultan Camii çevresinde meydan düzenlemeleri, trafik akslarının iyileştirilmesi, Beyazıt Paşa Medresesi’nin restorasyonu ve Yeşil Caddesi aksında yapılan cephe ve sokak sağlıklaştırma çalışmaları bunlardan bazılarıdır. Setbaşı’nda yer alan ve geçmişte Ermeni kilisesi ile tütün deposu olarak kullanılan yapı restore edilerek sanat merkezine dönüştürülmektedir. Ayrıca Osman Şevki Uludağ’ın kütüphanesi de yeniden restore edilerek kültür dünyamıza kazandırılacaktır. Bu çalışmaların ötesinde, şehre bütüncül bir bakışla yaklaşmak gerektiğine inanıyoruz. Daha yaşanabilir ve sürdürülebilir bir Bursa hedefiyle bu çalışmayı ortak akıl anlayışıyla yürüttük. Sürecin başında mahalle sakinlerini, muhtarları, turizm rehberlerini, sektör temsilcilerini, akademisyenleri, mimarları, mühendisleri ve şehir plancılarını dinledik. Gazetecilerimizle birlikte bölge gezileri düzenledik ve tüm bu istişareler sonucunda çözüm bekleyen başlıkları netleştirdik. Bu süreçte destek veren Bursa Alan Başkanlığı’na, kıymetli akademisyenlerimize, meslek odalarımıza ve emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Ortak aklın bizi her zaman doğruya götüreceğine inanıyoruz.
Bursa’nın kimliğine yakışır önemli bir projeye imza attık
Bu yarışma bir uygulama projesi değil, bir fikir ve vizyon yarışmasıdır. Türkiye genelinden kırkın üzerinde ekibin katılım göstermesi, yarışmanın ne kadar ilgi gördüğünü ortaya koymuştur. Ortaya konulan tüm fikirler bizim için son derece kıymetlidir. Hanlar Bölgesi’nde olduğu gibi, Yeşil–Emir Sultan Tarihi Aksı Projesi’nin de bakanlığımızın ve Büyükşehir Belediyemizin destekleriyle hayata geçeceğine inanıyorum. Bursa’nın fethinin 700. yılında, kentin kadim kimliğine yakışır önemli bir projeye hep birlikte imza atmış olacağız. Emeği geçen herkese teşekkür ediyor, Bursa’nın fethinin kutlu, geleceğinin aydınlık olmasını diliyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.” dedi.
Bursa’nın tarihi aksını farklı açılardan ele aldık
Mimarlar Odası Başkanı Şirin Rodoplu: “Setbaşı’ndan Yeşil’e, Emir Sultan’a uzanan bu aks, yalnızca kente estetik bir güzellik sunmakla kalmıyor; aynı zamanda Bursa’nın çok katmanlı tarihini, kültürel kimliğini ve toplumsal hafızasını da yansıtıyor. Yarışmaya katılan tüm ekipleri ve bireysel yarışmacıları özellikle selamlıyor ve kutluyoruz. Arkamda yer alan sergideki çalışmalar, yalnızca ödül alan projelerle sınırlı kalmayıp Bursa’nın tarihi aksını farklı açılardan ele alan, tartışmaya açan ve düşünmeye sevk eden son derece kıymetli fikirler sunmaktadır. Mimarlar Odası Bursa Şubesi olarak kentsel mekânların yalnızca fiziksel yönleriyle değil; sosyal, kültürel ve kamusal değerleriyle birlikte ele alınması gerektiğini savunuyoruz. Bu nedenle fikir yarışmalarını, genç meslektaşlarımızın, öğrencilerin ve farklı disiplinlerden katılımcıların kent üzerine söz üretebildiği en önemli demokratik platformlardan biri olarak görüyoruz. Bu yarışma süreci, yerel yönetimler, meslek odaları ve disiplinler arası iş birliğinin ne kadar değerli olduğunu bir kez daha kamuoyuna göstermiştir. Kentimizi şekillendiren kararların kapalı kapılar ardında değil; şeffaf, katılımcı ve çoğulcu süreçlerle ele alınması gerektiğine inanıyoruz. Kolokyum ortamları da tam olarak bu nedenle büyük önem taşımaktadır. Bu ortamlar, farklı görüşlerin, eleştirilerin ve önerilerin özgürce ifade edilebildiği ortak akıl zeminleridir.
Tarihi Çevreler İçin Ortak Akıl Vurgusu
Bu bağlamda, ev sahipliği yapan Yıldırım Belediyemize; emek veren tüm yarışmacılara, jüri üyelerine, raportörlere ve paydaş odalarımıza teşekkür ediyoruz. Mimarlar Odası Bursa Şubesi olarak tarihi çevrelerin korunmasını, kamusal alanların nitelikli biçimde yeniden düşünülmesini ve kentsel süreçlerin bilimsel, etik ve toplumsal sorumluluk anlayışıyla yürütülmesini savunmaya devam edeceğiz. Burada küçük bir parantez açmak istiyorum. Bu fikri ilk kez gündemimize taşıyan ve bizlerle temasa geçen, idari görevlerde bulunmalarına rağmen mesleki sorumluluklarıyla öne çıkan iki değerli meslek insanını özellikle anmak isterim. Yusuf Demirok ve Gökhan Yıldız’a emekleri ve katkıları için bir alkış rica ediyorum. Mühendislik perspektifinin bu sürece son derece kapsayıcı, katılımcı ve ortak akla dayalı bir yaklaşım kazandırdığını; teknik açıdan da doğru bir zeminde ilerlememizi sağladığını özellikle belirtmek isterim. Destekleri için kendilerine teşekkür ediyorum." dedi.