Barrack’tan Şam Mesajı

ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, terör örgütü YPG/SDG ile Suriye hükümeti arasında Haseke’nin idari ve askeri olarak merkezi yönetime entegrasyonu konusunda varılan mutabakatın ardından değerlendirmelerde bulundu.

“KÜRTLER İÇİN EN BÜYÜK FIRSAT GEÇİŞ SÜRECİ”

Barrack, Suriye’deki Kürtler açısından en önemli fırsatın, Devlet Başkanı Ahmed Şara liderliğinde yürütülen Esad sonrası geçiş sürecinde ortaya çıktığını söyledi. Yeni hükümetin Kürtlere vatandaşlık hakları, kültürel koruma ve siyasi katılım imkânı sunduğunu belirten Barrack, bu hakların Beşar Esad döneminde uzun yıllar reddedildiğini ifade etti.

“SDG’NİN DAEŞ’E KARŞI ROLÜ BÜYÜK ÖLÇÜDE TAMAMLANDI”

ABD’nin Suriye’deki önceliğinin DAEŞ’le mücadele olduğunu vurgulayan Barrack, SDG’nin 2019’a kadar bu süreçte etkili bir ortak olduğunu ancak o dönemde işlevsel bir merkezi hükümetin bulunmadığını kaydetti. Yeni yönetimle birlikte şartların değiştiğini belirten Barrack, Şam’ın güvenlik sorumluluklarını üstlenmeye hazır olduğunu ve bu nedenle SDG’nin sahadaki temel DAEŞ karşıtı güç olma rolünün büyük ölçüde sona erdiğini söyledi.

“ABD’NİN KALICI ASKERİ VARLIK HEDEFİ YOK”

ABD’nin SDG’nin rolünü uzatmak yerine Suriye hükümetine entegrasyonunu desteklediğini belirten Barrack, taraflar arasında 18 Ocak’ta imzalanan entegrasyon anlaşmasının uygulanması için yoğun diplomatik temaslar yürütüldüğünü aktardı. Anlaşmanın SDG unsurlarının ulusal orduya katılımını, kritik altyapıların ve DAEŞ tutuklu kamplarının Şam yönetimine devrini öngördüğünü ifade eden Barrack, ABD’nin uzun vadeli askeri varlık hedefinin bulunmadığını vurguladı.

“ENTEGRASYON, YARI ÖZERKLİĞİN ÖTESİNDE HAKLAR SUNUYOR”

Yeni Suriye yönetiminin Kürtler için tarihi bir fırsat sunduğunu dile getiren Barrack, entegrasyon sürecinin tam vatandaşlık, anayasal güvence altındaki dil ve kültürel haklar ile yönetime katılım imkânı sağladığını belirtti. Bunun, iç savaş dönemindeki yarı özerk yapıdan çok daha kapsamlı haklar sunduğunu ifade etti.

“AYRILIK DAEŞ RİSKİNİ ARTIRABİLİR”

Kırılgan ateşkes ortamına rağmen ABD’nin Kürtlerin haklarının korunması ve DAEŞ’le mücadelede iş birliğinin sürmesi için baskı yaptığını kaydeden Barrack, uzun süreli ayrılık senaryosunun istikrarsızlık ve DAEŞ’in yeniden güç kazanması riskini barındırdığı uyarısında bulundu. Barrack, ABD diplomasisi destekli entegrasyonun Kürtler için tanınmış bir Suriye devleti içinde kalıcı haklar ve güvenlik sağlamanın en güçlü yolu olduğunu söyledi.